Bizi Takip Edin

Güncel

ABD’den Türkiye’ye ilginç S-400 teklifi

Yayınlandı

Tarih

Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya milletvekili adayı Mevlüt Çavuşoğlu, katıldığı televizyon programında önemli açıklamalarda bulundu. ABD’nin Türkiye’ye S-400‘leri Ukrayna’ya gönderin teklifinde bulunduğunu ancak bu teklifi kabul etmediklerini açıkladı.

ABD: S-400’leri Ukrayna’ya verin!

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ABD’nin Türkiye’ye yönelik S-400 açıklamasını ilk kez paylaştı. Bu açıklamaya göre Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 Hava Savunma Sistemlerinin Ukrayna’ya sevk edilmesini talep etti.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu konuyla alakalı olarak “S-400’ün kontrolünü bize verin, biz inceleyelim. Kontrolünü başka yere verir gibi, doğrudan bizim egemenliğimizi ilgilendiren tekliflerde bulunuldu. Nerede kaldı bizim bağımsızlığımız, egemenliğimiz?” yönünde açıklamalar yaptı. Ayrıca Türkiye’nin bu teklifi redettiğini belirtti.

 Çavuşoğlu F-35 istemiyoruz!

S-400 ile ilgili açıklamalarının ardından F-35 konusuna da değinen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu konuyla ilgili olarak F-35 savaş uçaklarını istemediğimizi, kendi uçaklarımızı üretebildiğini bu yüzden Türkiye’nin parasının geri ödenmesini istediklerini belirtti. Ayrıca F-16 satın almak istediğimizi ancak Kongre’de konuyla ilgili olarak da sessizliğin bozulmadığını belirtti.

Türkiye 1995 yılından itibaren F-35 programına ortaktı. İlk etapta 30 uçak sipariş eden Türkiye gelecek yıllarda sayının 100’e tamamlanması ile Türk Hava Kuvvetleri’nde bir F-35 filosu kurmak istiyordu. Ancak Türkiye bir hava savunma sistemine ihtiyaç duymasıyla Rusya ile S-400 anlaşması imzaladı.

Bu anlaşmanın ardından NATO ve ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Türkiye’yi bir tehdit olarak görerek 21 Nisan 2021 tarihinde ülkemizi F-35 programı kapsamından çıkardı. Türkiye bu program için toplamda 1.5 milyar dolar ödedi. Konuyla ilgili paranın geri ödenmesini isteyen Türkiye’nin bu çabaları da cevapsız kaldı.

S-400 ile ilgili açıklamalarının ardından F-35 konusuna da değinen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu konuyla ilgili olarak F-35 savaş uçaklarını istemediğimizi, kendi uçaklarımızı üretebildiğini bu yüzden Türkiye’nin parasının geri ödenmesini istediklerini belirtti. Ayrıca F-16 satın almak istediğimizi ancak Kongre’de konuyla ilgili olarak da sessizliğin bozulmadığını belirtti.

Türkiye 1995 yılından itibaren F-35 programına ortaktı. İlk etapta 30 uçak sipariş eden Türkiye gelecek yıllarda sayının 100’e tamamlanması ile Türk Hava Kuvvetleri’nde bir F-35 filosu kurmak istiyordu. Ancak Türkiye bir hava savunma sistemine ihtiyaç duymasıyla Rusya ile S-400 anlaşması imzaladı.

Konuyla ilgili olarak Amerika sürekli yeni tekliflerle geliyor. İlk etapta paranın geri ödemesi yapılacaktı ardından bu F-16 satışı olarak değişti. F-16 satışı da yapmayan ABD şimdiyse S-400’leri almayın biz sizin uçaklarınızı verelim şeklinde bir yol izliyor. Ancak bu durumun yaşanmaması için de Türkiye MMU adlı çok gizli bir proje ile Türkiye’nin F-22 tipinde KAAN savaş uçağını üretti. Konuyla ilgili müzakerelerin bir süre daha süreceği tahmin ediliyor.

S-400’ün teknik özellikleri nelerdir?

Dünyadaki en iyi hava savunma sistemlerinden biri olarak nitelendirilen S-400, savaş uçakları, radar tespit ve kontrol uçakları, keşif uçakları, stratejik ve taktik uçaklar, taktik, operasyonel-taktik balistik füzeler, orta menzilli balistik füzeler, hipersonik hedefler ve diğer gelişmiş hava saldırısı araçlarını imha etmek üzere tasarlandı.

S-400, çok uzun menzilli 40N6 model füzeyle 400 kilometre, uzun menzilli 48N6 model füzeyle 250 kilometre, orta menzilli 9M96E2 model füzeyle 120 kilometre ve kısa menzilli 9M96E model füzeyle de 40 kilometredeki hedefleri vurabiliyor.

Kısa, orta ve uzun menzillerde füzeleri aynı anda kullanabilen S-400, 600 kilometre uzaklıktaki hedefi algılama özelliğine sahip ve saniyede 4,8 kilometre hızla füze gönderilebiliyor. Sistem, hedefe 10 saniyeden daha az sürede tepki veriyor.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde 2 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi

Yayınlandı

Tarih

Editör

Milli Savunma Bakanlığı, Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde tespit edilen 2 PKK’lı teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Irak’ın kuzeyindeki teröristlere yönelik operasyonlar etkin ve kararlı şekilde devam ediyor.Bu kapsamda Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde tespit edilen 2 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi.

Okumaya Devam Et

Güncel

Naci Görür’den İstanbul’daki 5 ilçe için deprem uyarısı

Yayınlandı

Tarih

Editör

Prof. Dr. Naci Görür, “Büyükçekmece, Küçükçekmece, Esenyurt, Tarihi Yarımada Fatih ve Zeytinburnu’nda zemin, göreceli olarak iyi durumda değil” dedi.stanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen “6306 Sayılı Yasa Kapsamında İlan Edilen Alan ve Yapılara Yönelik Veri Toplama, Etki Analizi, Değerlendirme Çalışmasına” ait veriler açıklandı.

Buna göre, olası bir depremde İstanbul’da hasar görmesi beklenen tahmini bina sayısı 207 bin olarak belirtildi. Verilere göre, binaların yüzde 30’u 1980 öncesi, yüzde 40’ı 1980-2000 arası, yüzde 30’u 2000 sonrası inşa edildi. Hasar görmesi beklenen her 3 binadan biri ise 2000 sonrası yapıldı. Hasar görmesi beklenen 207 bin binanın yüzde 95’ini oluşturan 196 bin 227 bina ise Avrupa yakasında tespit edildi. İBB’nin, İTÜ ile yaptığı çalışmada, riskli binaların en yoğun olduğu 3 ilçe ise Esenyurt, Büyükçekmece ve Küçükçekmece olarak açıklandı.

Bilim Akademisi Üyesi Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, verileri değerlendirdi.  

Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul’da 1 milyon 50 bin binanın yüzde 10’unun çok ağır hasar alacağını belirterek, “Benim o çalışmanın ayrıntılarından bir haberim yok. Muhtemelen de doğrudur.. Yalnız, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı araştırmalara istinaden tüm İstanbul’da, Anadolu ve Avrupa yakasında depremde çok ağır hasar alacağı düşünülen bina sayısının 90 binin üzerinde olduğunu zaten biliyoruz. Bütün İstanbul’da da, 1 milyon 150 bine yakın binanın varlığını biliyoruz. Demektir ki, bu aşağı yukarı işte yüzde 10’u, çok ağır hasar alacak. Diğer hasarları saymıyorum yani çok ağır yıkılmayla doğrudan doğruya göçükle burun buruna kalacak bina sayısını 90 bin diye düşünüyorum. Tabii ki hafif hasar, orta hasar alacak bina sayısı da daha da fazla olacaktır” dedi. 

‘DEPREM DİRENÇLİ HALE GETİRMEK İÇİN GEREKLİ ÇALIŞMALAR BAŞLATILMALI’

“Bu doğru bir teşhistir. Avrupa Yakası zemin itibariyle, jeolojik formasyonlar itibariyle deprem kaynağı ile olan ilişkisine göre Asya yakasından daha fazla zarar göreceği de bir gerçekti” diyen Görür, şöyle devam etti:

“Bu da bize gösteriyor ki İstanbul’u bir an önce deprem dirençli hale getirmek için çalışmaların başlanması, yürütülmesi gerekir. İBB’nin bu çalışmasına katılıyorum. İstanbul’da deprem gözetildiği zaman en fazla dikkat edilecek, özen gösterilecek ilçeler arasında Büyükçekmece, Küçükçekmece, Esenyurt ve bu tarihi yarımada Fatih o yöreler Zeytinburnu var. Şimdi burada tabii önemli olan buraların deprem dirençli hale getirmek için gerekli çalışmaların ve hemhal bir an önce başlatılması gerekir.

Neden bu bölgeler daha fazla hasar alır? Çünkü bu bölgede demin dediğim gibi zemin, çok göreceli olarak iyi durumda değil. Keza bu bölgede zeminden dolayı diyelim kayma, göçme, sıvılaşma depremin büyük etkisini arttırma olayları yaygın olabilir. Bu bölgelerde, onun için böyle zeminlerde depremin bir anlamda zararını arttıran birimlerin olduğu yerde tabii ki depremin şiddeti de fazlalaşıyor. Depremin şiddeti fazla olunca yıkım fazlalaşıyor.”

‘ESENYURT BELEDİYESİ’NE TAVSİYEDE BULUNDUM’

Esenyurt Belediyesi ile çalışmalara başladıklarını ifade eden Prof. Dr. Naci Görür, “Esenyurt dediniz, mesela Esenyurt Belediyesi Başkanı, Esenyurt’un depreme hazırlama noktasında yani bizden yardım almayı istiyor. Ben de yani elimden geldiğince bütün belediyelere, ilçe belediyelerine olduğu gibi bu belediyeye de bildiğim kadarıyla depreme nasıl hazırlanacağı konusunda tavsiyelerde bulundum. Toplantılar da hatta zaman zaman yapıyorum. İşte, bugünkü toplantı da yine bu düşünce içerisinde oldu. Ciddi çalışmaların yapılıp insanlarımızın depremden zarar görmemesi için uygulamalara geçilmesi, araziye inilmesi, çalışmaların yapılması gerekli” dedi.

‘550’NİN ÜZERİNDE AKTİF DEPREM VAR’

Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye genelinde bulunan aktif faylarla ilgili uyarıda bulunarak şöyle devam etti:

“Türkiye çok büyük oranda canlı yani aktif depremlerle kesilmiş durumda. Yani bizim ülkemiz, aşağı yukarı 550’nin üzerinde aktif deprem var.  Türkiye’nin her yerinde depremler, aktif depremler mevcut. Kimi bölgelerde bu depremler daha yoğun deprem üretme kapasitesi daha fazla. Daha büyük depremler üretebiliyor. Kimi yerlerde deprem üreten fayların boyutu, sayısı daha az, yoğunluğu daha az olabiliyor.

Sözgelimi, Orta Anadolu’da çok fazla depremle karşı karşıya kalmayabiliyorsunuz. Ama Doğu Anadolu’da, depremi çok fazla hissedebiliyorsunuz. Güneydoğu’da hissedebiliyorsunuz Ege Bölgesi’nde daha fazla deprem aktivitesinin fazla olduğunu görüyorsunuz. Ama Kuzey Karadeniz Bölgesi’nde depremler daha az. Bu aktif fayların dağılımına bağlı.  Şimdi bir yerde aktif fay varsa muhakkak orada depremler olacaktır. Depremlere karşı hazır olmak için o fayların olduğu yöreleri, kentleri, o fayların özelliklerini göz önüne alarak Deprem dirençli hale getirecek çalışmaları yapmak lazım.”

Okumaya Devam Et

Dünya

Fahiş hırslar ve kişisel çıkarlar, ülke ve halka yönelik ihanete yol açtı

Yayınlandı

Tarih

Editör

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Karşılaştığımız ihanettir. Fahiş hırslar ve kişisel çıkarlar, ülke ve halka yönelik ihanete yol açtı.” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Wagner’in eylemini “silahlı isyan” olarak nitelendirdi. Putin, “Rusya’yı tekrar bölmeye izin vermeyeceğiz. Halkımızı koruyacağız.” ifadelerini kullandı. Ayrıca Putin, silahlı isyan girişiminde bulunanların kaçınılmaz olarak cezalandırılacağını belirtti.

Putin, Wagner krizini toplumu bölme girişimi ve halkın sırtından vurulması olarak nitelendirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar