Bizi Takip Edin

Güncel

Almanya’da iş fırsatı! Yıl sonuna kadar 5 bin kişi alacaklar

Yayınlandı

Tarih

Almanya’da 2 milyona yakın açık bulunan eğitmen, yazılımcı ve mühendislik gibi meslekler için Türkiye’deki akıl gücüne başvuruluyor. Yıl sonuna kadar 5 bin kişinin, kritik görevlerde yer almak için ülkeye götürülmesi planlanıyor.

Türkiye’nin son dönemde teknoloji ve savunma sanayiindeki attığı ileriye dönük adımlar Avrupa’da ses getirdi. Farklı alanlarda uzmanlık açığı bulunan ülkeler Türkiye’deki kaynağa yöneldi. Özellikle yaşlı nüfusun dezavantajını taşıyan Avrupa ülkeleri, genç beyinleri ülkelerine çekmeyi hedefliyor.

Bu kapsamda neredeyse her alanda istihdam açığı bulunan Almanya’da üst mertebelerde karar verici, uygulayıcı ve strateji belirleyen genç mühendis, yazılımcı ve eğitimcilere ihtiyaç doğdu. An itibariyle Almanya’daki istihdam açığı 2 milyona yakın seyrediyor. Açık bulunan alanlarda eğitmen, öğretmen, yazılımcı, mühendislik, doktor ve bankacılık sektörü öne çıkıyor.

YAZILIMCI, MÜHENDİS, ÖĞRETMEN Almanya’da Bakanlar Kurulu, Mart ayında ‘nitelikli iş gücü açığını kapatmayı’ hedefleyen yeni Nitelikli Göçmenlik Yasası’nı onaylamıştı. Konuyla ilgili online olarak işverenler ile meslek mensuplarını bir araya getiren platformun kurumsal iletişim müdürü Ertuğrul Uzun, “An itibariyle Almanya’da 1 milyon 872 bin istihdam açığını mevcut. Bu alanlar Türkiye’den de meslek gruplarından da doldurulacak. Özellikle eğitmen, öğretmen, yazılımcı, mühendislik, doktor ve bankacı gibi temel alanlarla birlikte teknisyenden, tesisatçıya, elektrikçiden boyacıya kadar açık bulunmakta” dedi.

Almanya’ya önceki işçi göçünden farklı olarak bu sefer kritik alanlarda farklı beyinlere ihtiyaç duyulduğunu anlatan Uzun, “İhtisas anlamında meslek eğitimi görmüş kişilere ihtiyaç var. Eski anlaşmalardan çok farklı en az bir uzmanlık alanı, B1 seviye Almanya veya İngilizce aranan kriterlerden” diye bilgi verdi. 2025 yılına kadar toplam 35 bin kişinin Almanya’da üst seviyelerde iş sahibi olacağını tahmin ettiklerini belirten Uzun, “Kademeli olarak bu yıl sonuna kadar 5 bin, 2024’te 10 bin ve 2025’te 20 bin kişiyi Almanya’da iş piyasasına eklenebileceğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

SÜREÇ NASIL İŞLİYOR? Başvuru sürecinden son ana kadar adayların nelerle karşılaşacakları hakkında bilgi veren Uzun, “İlk önce belirtmek istediğimiz şu şekilde; bizler Almanya’da ve dünyanın diğer ülkelerinde işverenlerle çalışıyoruz, onlar talepleri doğrultusunda tüm dünyada, özellikle Türkiye yanı sıra Asya’da ve Doğu Avrupa’ya uygun eleman arıyoruz ve aracı olarak iki tarafı ilk önce sanal ortamda bir araya getiriyoruz. Yasal nedenlerden dolayı danışmanlık direkt olarak yapmıyoruz. İşverenler tüm yasal prosedürlerle ilgili üstlenmekteler (vize, ev bulma, uçak bileti, dil kursu), ancak tabii ki portalımızın kısa zamanda böyle bir bilgilendirme kısmı devreye girecek.

Adresler, telefonlar ve yasal prosedürler buralarda okuyabilecekler. Herkese ücretsiz yardımcı olmaya çalışıyoruz. Adaylar cv’lerini ve vasıfların kanıtlayan bilgileri platformumuza yükleyebilirler, bizler arka planda tarama yapıyoruz ve kontrolleri yapıp işverenlerle filtreliyoruz. Diğer taraftan işverenler cv’leri portal üzeri matching sonrası favorilerine ekliyorlar. Uygun eleman bulunduğunda bizimle dijital şekilde temasa geçiyorlar ve elemanların irtibat bilgilerini görebilmek için hesapları update ediyorlar. İş arayan kişiye temas kuruyor ve yazışıyorlar ve tanışıyorlar.

Bundan sonra video call üzeri ilk mülakat yapılıyor. Bundan sonra her şey olumluysa sözleşme detayları aralarında görüşüyorlar” şeklinde konuştu. Memura kira desteği netleşiyor: Ödemelerde maaş katsayısı detayı MESLEKLERİN ÜCRETLERİ Meslek grupları arasında yıllık 70 bin euro ile en fazla yazılımcıların gelir sağladığını anlatan Uzun, bir öğretmen veya eğitmenin yıllık ortalama 40 bin Euro kazandığını aktardı. Uzun, tecrübeli bir doktorun ise 100 bin Euro gelir elde edebileceğini söyledi.

BAŞVURU ŞARTLARI Ertuğrul Uzun başvuru kriterleri olarak şunları sıraladı “Almanya sadece gençler gelemiyor ve işsiz olmaları da şart değil. 50 yaş üstü deneyimli bankacısından, hasta bakıcısına, mühendisine kadar herkes müracaat edebilir. Reşit olma şartıyla (25 yaşına kadar) mesleği olmayan ama meslek yapmak isteyenlerde müracaat edebilir. Eğitim almak isteyenler yarı zamanlı iş bulabilirler.

Almanca bazı dallarda şart olarak aranmıyor, şart olsa da ya Türkiye Goethe Enstitüsü üzeri yada İngilizce varsa buraya gelip hem Almanca öğrenip hem de çalışabilirler. 5 yıl sonra Almanya vatandaşlığı ve böylece Avrupa birliği vatandaşlığı ve serbest dolaşım hakkı kazanılıyor. Tecrübe kazanıp Türkiye geri dönüp kariyer yapma olanağı doğabilir. Almanya’ya gelip burada belli bir süre çalışıp kendi yerlerinin açmasında sakınca olmayacaktır. Mesela doktor, kendi muayenehanesi aylık 10.000-20.000 euro kazanabilir.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde 2 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi

Yayınlandı

Tarih

Editör

Milli Savunma Bakanlığı, Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde tespit edilen 2 PKK’lı teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Irak’ın kuzeyindeki teröristlere yönelik operasyonlar etkin ve kararlı şekilde devam ediyor.Bu kapsamda Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde tespit edilen 2 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi.

Okumaya Devam Et

Güncel

Naci Görür’den İstanbul’daki 5 ilçe için deprem uyarısı

Yayınlandı

Tarih

Editör

Prof. Dr. Naci Görür, “Büyükçekmece, Küçükçekmece, Esenyurt, Tarihi Yarımada Fatih ve Zeytinburnu’nda zemin, göreceli olarak iyi durumda değil” dedi.stanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen “6306 Sayılı Yasa Kapsamında İlan Edilen Alan ve Yapılara Yönelik Veri Toplama, Etki Analizi, Değerlendirme Çalışmasına” ait veriler açıklandı.

Buna göre, olası bir depremde İstanbul’da hasar görmesi beklenen tahmini bina sayısı 207 bin olarak belirtildi. Verilere göre, binaların yüzde 30’u 1980 öncesi, yüzde 40’ı 1980-2000 arası, yüzde 30’u 2000 sonrası inşa edildi. Hasar görmesi beklenen her 3 binadan biri ise 2000 sonrası yapıldı. Hasar görmesi beklenen 207 bin binanın yüzde 95’ini oluşturan 196 bin 227 bina ise Avrupa yakasında tespit edildi. İBB’nin, İTÜ ile yaptığı çalışmada, riskli binaların en yoğun olduğu 3 ilçe ise Esenyurt, Büyükçekmece ve Küçükçekmece olarak açıklandı.

Bilim Akademisi Üyesi Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, verileri değerlendirdi.  

Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul’da 1 milyon 50 bin binanın yüzde 10’unun çok ağır hasar alacağını belirterek, “Benim o çalışmanın ayrıntılarından bir haberim yok. Muhtemelen de doğrudur.. Yalnız, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı araştırmalara istinaden tüm İstanbul’da, Anadolu ve Avrupa yakasında depremde çok ağır hasar alacağı düşünülen bina sayısının 90 binin üzerinde olduğunu zaten biliyoruz. Bütün İstanbul’da da, 1 milyon 150 bine yakın binanın varlığını biliyoruz. Demektir ki, bu aşağı yukarı işte yüzde 10’u, çok ağır hasar alacak. Diğer hasarları saymıyorum yani çok ağır yıkılmayla doğrudan doğruya göçükle burun buruna kalacak bina sayısını 90 bin diye düşünüyorum. Tabii ki hafif hasar, orta hasar alacak bina sayısı da daha da fazla olacaktır” dedi. 

‘DEPREM DİRENÇLİ HALE GETİRMEK İÇİN GEREKLİ ÇALIŞMALAR BAŞLATILMALI’

“Bu doğru bir teşhistir. Avrupa Yakası zemin itibariyle, jeolojik formasyonlar itibariyle deprem kaynağı ile olan ilişkisine göre Asya yakasından daha fazla zarar göreceği de bir gerçekti” diyen Görür, şöyle devam etti:

“Bu da bize gösteriyor ki İstanbul’u bir an önce deprem dirençli hale getirmek için çalışmaların başlanması, yürütülmesi gerekir. İBB’nin bu çalışmasına katılıyorum. İstanbul’da deprem gözetildiği zaman en fazla dikkat edilecek, özen gösterilecek ilçeler arasında Büyükçekmece, Küçükçekmece, Esenyurt ve bu tarihi yarımada Fatih o yöreler Zeytinburnu var. Şimdi burada tabii önemli olan buraların deprem dirençli hale getirmek için gerekli çalışmaların ve hemhal bir an önce başlatılması gerekir.

Neden bu bölgeler daha fazla hasar alır? Çünkü bu bölgede demin dediğim gibi zemin, çok göreceli olarak iyi durumda değil. Keza bu bölgede zeminden dolayı diyelim kayma, göçme, sıvılaşma depremin büyük etkisini arttırma olayları yaygın olabilir. Bu bölgelerde, onun için böyle zeminlerde depremin bir anlamda zararını arttıran birimlerin olduğu yerde tabii ki depremin şiddeti de fazlalaşıyor. Depremin şiddeti fazla olunca yıkım fazlalaşıyor.”

‘ESENYURT BELEDİYESİ’NE TAVSİYEDE BULUNDUM’

Esenyurt Belediyesi ile çalışmalara başladıklarını ifade eden Prof. Dr. Naci Görür, “Esenyurt dediniz, mesela Esenyurt Belediyesi Başkanı, Esenyurt’un depreme hazırlama noktasında yani bizden yardım almayı istiyor. Ben de yani elimden geldiğince bütün belediyelere, ilçe belediyelerine olduğu gibi bu belediyeye de bildiğim kadarıyla depreme nasıl hazırlanacağı konusunda tavsiyelerde bulundum. Toplantılar da hatta zaman zaman yapıyorum. İşte, bugünkü toplantı da yine bu düşünce içerisinde oldu. Ciddi çalışmaların yapılıp insanlarımızın depremden zarar görmemesi için uygulamalara geçilmesi, araziye inilmesi, çalışmaların yapılması gerekli” dedi.

‘550’NİN ÜZERİNDE AKTİF DEPREM VAR’

Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye genelinde bulunan aktif faylarla ilgili uyarıda bulunarak şöyle devam etti:

“Türkiye çok büyük oranda canlı yani aktif depremlerle kesilmiş durumda. Yani bizim ülkemiz, aşağı yukarı 550’nin üzerinde aktif deprem var.  Türkiye’nin her yerinde depremler, aktif depremler mevcut. Kimi bölgelerde bu depremler daha yoğun deprem üretme kapasitesi daha fazla. Daha büyük depremler üretebiliyor. Kimi yerlerde deprem üreten fayların boyutu, sayısı daha az, yoğunluğu daha az olabiliyor.

Sözgelimi, Orta Anadolu’da çok fazla depremle karşı karşıya kalmayabiliyorsunuz. Ama Doğu Anadolu’da, depremi çok fazla hissedebiliyorsunuz. Güneydoğu’da hissedebiliyorsunuz Ege Bölgesi’nde daha fazla deprem aktivitesinin fazla olduğunu görüyorsunuz. Ama Kuzey Karadeniz Bölgesi’nde depremler daha az. Bu aktif fayların dağılımına bağlı.  Şimdi bir yerde aktif fay varsa muhakkak orada depremler olacaktır. Depremlere karşı hazır olmak için o fayların olduğu yöreleri, kentleri, o fayların özelliklerini göz önüne alarak Deprem dirençli hale getirecek çalışmaları yapmak lazım.”

Okumaya Devam Et

Dünya

Fahiş hırslar ve kişisel çıkarlar, ülke ve halka yönelik ihanete yol açtı

Yayınlandı

Tarih

Editör

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Karşılaştığımız ihanettir. Fahiş hırslar ve kişisel çıkarlar, ülke ve halka yönelik ihanete yol açtı.” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Wagner’in eylemini “silahlı isyan” olarak nitelendirdi. Putin, “Rusya’yı tekrar bölmeye izin vermeyeceğiz. Halkımızı koruyacağız.” ifadelerini kullandı. Ayrıca Putin, silahlı isyan girişiminde bulunanların kaçınılmaz olarak cezalandırılacağını belirtti.

Putin, Wagner krizini toplumu bölme girişimi ve halkın sırtından vurulması olarak nitelendirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar