Bizi Takip Edin

Güncel

Emekli olacaklar için dilekçe sonrası haziran ve temmuz maaş farkı! 

Yayınlandı

Tarih

EYT’den emekli olacaklar veya başvurusunu yapıp da emekli maaşı bağlanmasını bekleyenler için de geçerli. Vatandaşlar emeklilik dilekçesini vermenin haziran ayında mı daha avantajlı yoksa temmuz ayının mı beklenmesi gerektiğini araştırıyor. Emeklilik dilekçesini şimdi vermekle, temmuz sonrası vermek arasında maaş bağlanması açısından farkı var mı? Tek tek açıklandı. İşte detaylar…

Emekliliği yaklaşanlar bu detaylara dikkat! Boşa prim ödemeyin – Doğu TV (dogutv.com.tr)

‘Emeklilik dilekçesini haziran ayında mı vermek daha avantajlı yoksa temmuz ayı mı beklenmeli? Maaş bağlanması açısından arada bir fark var mı? Hürriyet’ten Noyan Doğan yazısında tek tek açıkladı. İşte o yazı:

Şu günlerde okuyuculardan sıkça aldığım soruların başında, ‘Emeklilik dilekçemi haziran ayında mı vermek daha avantajlı yoksa temmuz ayını mı bekleyeyim?’ geliyor. Tabii devamında da, ‘Emekliliğimi temmuz ayı veya sonrasına ertelersem, maaşta bir fark olur mu?’ soruluyor. Bu sorular hem EYT’ye henüz başvurmamış olanlar hem de normal emekliliği gelenler için geçerli.

Haziran ayında emekli olmakla, temmuz veya sonrasında emekli olmak arasındaki farka değineceğim ama önce çok karşılaştığım, ‘Ne kadar emekli maaşı alırım?’ sorusuna açıklık getireyim.

Emekli aylığı hesaplaması 2000 yılı öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası farklı hesaplanmakla birlikte; en basit haliyle, aylık brüt maaşa, SGK’ya dönen prim tutarına ve ödenen prim gün sayısına, aylık bağlama oranına (ABO) göre belirleniyor. Sadece bunlarla da sınırlı değil; enflasyon, milli gelirdeki büyüme hızı da emekli maaşı hesaplamasında dikkate alınıyor. Hesaplanan emekli aylığı da geçmiş 6 aylık enflasyon oranında arttırılıyor. Emekli olunacak döneme göre de emekli aylığı değişiyor.

EMEKLİ MAAŞI FORMÜLÜ

Mesela, enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde alınacak emekli aylığı da yüksek oluyor. Örneğin, 2022 sonunda emekli olanların emekli aylığı 2023’te emekli olacaklara göre daha yüksek hesaplandı. 2022 yılında maaş hesabına konu hem 2021 yılı büyüme hızı hem de 2022 yılı enflasyonu yüksek olduğundan; emekli maaşı açısından 2022 yılında emekli olanlar daha avantajlıydı.

Şu kadarını bilin; çalışma hayatı boyunca SGK’ya ne kadar yüksek ve ne kadar uzun süre prim yatırılırsa, emekli olunduğunda alınacak maaş da o oranda yüksek olur. Bu yazdıklarım EYT’den emekli olacaklar veya başvurusunu yapıp da emekli maaşı bağlanmasını bekleyenler için de geçerli.

TEMMUZ ZAMMINI ALIRSINIZ

Gelelim, ‘Emeklilik dilekçemi haziran ayında mı vermek daha avantajlı yoksa temmuz ayı veya sonrasını mı bekleyeyim?’ sorusunun cevabında. Tek kelimeyle; emeklilik dilekçesini şimdi vermekle, temmuz sonrası vermek arasında maaş bağlanması açısından hiçbir fark yok. Tek fark, emekli olup, işe devam etmeyecekseniz, alacağınız kıdem farkından kaynaklanıyor.

Şöyle anlatayım. Emeklilik dilekçesini ister şimdi verin, ister sonraki aylarda; maaş hesaplanırken, 2022’deki enflasyon oranı ve milli gelirdeki artışın yüzde 30’u hesaba katılacak. Üzerine 2023’ün Ocak ayındaki emekli aylıklarına yapılan zam oranı eklenecek. Emeklilik dilekçesini şimdi verirseniz, temmuz ayında emekli maaşlarına yapılacak zam oranını alacaksınız.

Yok, emeklilik dilekçesini temmuz veya sonraki ay verirseniz, hesaplanan maaşınızın üzerine temmuz ayındaki emekli zammı da eklenecek. Yani, emeklilik dilekçesini temmuz öncesi veya sonrası verseniz de temmuz ayındaki maaş zammından yararlanırsınız. Yukarıda belirttiğim gibi bu yazdıklarım EYT’den emekli olacak ve emekli aylığı alacaklar için de geçerli.

KIDEM TAZMİNATI FARKI

Emeklilik dilekçesini şimdi vermekle temmuz ayı ve sonrasında vermek konusunda tek fark kıdem tazminatında olacaktır ki, bu da tüm çalışanlar için değil. Kıdem tazminatı tavanı ocak-temmuz ve temmuz-aralık olmak üzere senede iki kere değişiyor ve bu değişikliği de Hazine ve Maliye Bakanlığı açıklıyor. Bugün için uygulanan kıdem tazminatı tavanı 19.982 lira. Temmuz ayında ise kıdem tazminatı tavanı yeniden belirlenecek ve bugünkü tutarın üzerinde olacak.

Peki, kıdem tazminatında tavan ne anlama geliyor? Çalışanın maaşı, 19.982 liranın üzerinde olsa da işveren kıdem tazminatını hesaplarken 19.982 lira üzerinden hesaplayıp, ödeyecek.

Örneğin, brüt maaşınız 25 bin lira ise, işveren devletin belirlediği tavan tutarı olan 19.982 lira üzerinden kıdemi hesaplayacak. Eğer bugünkü maaşınız 20 bin liranın altındaysa, temmuz ayında kıdem tazminatı tavanındaki artış sizi etkilemez; dolayısıyla emeklilik için temmuz ayını beklemenize gerek yok.

Ancak brüt maaşı 20 bin liranın üzerinde olanlar, emeklilik için temmuz ayını bekleyebilir, çünkü tavan artacağından daha yüksek kıdem tazminatı alınacaktır.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde 2 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi

Yayınlandı

Tarih

Editör

Milli Savunma Bakanlığı, Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde tespit edilen 2 PKK’lı teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Irak’ın kuzeyindeki teröristlere yönelik operasyonlar etkin ve kararlı şekilde devam ediyor.Bu kapsamda Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde tespit edilen 2 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi.

Okumaya Devam Et

Güncel

Naci Görür’den İstanbul’daki 5 ilçe için deprem uyarısı

Yayınlandı

Tarih

Editör

Prof. Dr. Naci Görür, “Büyükçekmece, Küçükçekmece, Esenyurt, Tarihi Yarımada Fatih ve Zeytinburnu’nda zemin, göreceli olarak iyi durumda değil” dedi.stanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen “6306 Sayılı Yasa Kapsamında İlan Edilen Alan ve Yapılara Yönelik Veri Toplama, Etki Analizi, Değerlendirme Çalışmasına” ait veriler açıklandı.

Buna göre, olası bir depremde İstanbul’da hasar görmesi beklenen tahmini bina sayısı 207 bin olarak belirtildi. Verilere göre, binaların yüzde 30’u 1980 öncesi, yüzde 40’ı 1980-2000 arası, yüzde 30’u 2000 sonrası inşa edildi. Hasar görmesi beklenen her 3 binadan biri ise 2000 sonrası yapıldı. Hasar görmesi beklenen 207 bin binanın yüzde 95’ini oluşturan 196 bin 227 bina ise Avrupa yakasında tespit edildi. İBB’nin, İTÜ ile yaptığı çalışmada, riskli binaların en yoğun olduğu 3 ilçe ise Esenyurt, Büyükçekmece ve Küçükçekmece olarak açıklandı.

Bilim Akademisi Üyesi Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, verileri değerlendirdi.  

Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul’da 1 milyon 50 bin binanın yüzde 10’unun çok ağır hasar alacağını belirterek, “Benim o çalışmanın ayrıntılarından bir haberim yok. Muhtemelen de doğrudur.. Yalnız, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı araştırmalara istinaden tüm İstanbul’da, Anadolu ve Avrupa yakasında depremde çok ağır hasar alacağı düşünülen bina sayısının 90 binin üzerinde olduğunu zaten biliyoruz. Bütün İstanbul’da da, 1 milyon 150 bine yakın binanın varlığını biliyoruz. Demektir ki, bu aşağı yukarı işte yüzde 10’u, çok ağır hasar alacak. Diğer hasarları saymıyorum yani çok ağır yıkılmayla doğrudan doğruya göçükle burun buruna kalacak bina sayısını 90 bin diye düşünüyorum. Tabii ki hafif hasar, orta hasar alacak bina sayısı da daha da fazla olacaktır” dedi. 

‘DEPREM DİRENÇLİ HALE GETİRMEK İÇİN GEREKLİ ÇALIŞMALAR BAŞLATILMALI’

“Bu doğru bir teşhistir. Avrupa Yakası zemin itibariyle, jeolojik formasyonlar itibariyle deprem kaynağı ile olan ilişkisine göre Asya yakasından daha fazla zarar göreceği de bir gerçekti” diyen Görür, şöyle devam etti:

“Bu da bize gösteriyor ki İstanbul’u bir an önce deprem dirençli hale getirmek için çalışmaların başlanması, yürütülmesi gerekir. İBB’nin bu çalışmasına katılıyorum. İstanbul’da deprem gözetildiği zaman en fazla dikkat edilecek, özen gösterilecek ilçeler arasında Büyükçekmece, Küçükçekmece, Esenyurt ve bu tarihi yarımada Fatih o yöreler Zeytinburnu var. Şimdi burada tabii önemli olan buraların deprem dirençli hale getirmek için gerekli çalışmaların ve hemhal bir an önce başlatılması gerekir.

Neden bu bölgeler daha fazla hasar alır? Çünkü bu bölgede demin dediğim gibi zemin, çok göreceli olarak iyi durumda değil. Keza bu bölgede zeminden dolayı diyelim kayma, göçme, sıvılaşma depremin büyük etkisini arttırma olayları yaygın olabilir. Bu bölgelerde, onun için böyle zeminlerde depremin bir anlamda zararını arttıran birimlerin olduğu yerde tabii ki depremin şiddeti de fazlalaşıyor. Depremin şiddeti fazla olunca yıkım fazlalaşıyor.”

‘ESENYURT BELEDİYESİ’NE TAVSİYEDE BULUNDUM’

Esenyurt Belediyesi ile çalışmalara başladıklarını ifade eden Prof. Dr. Naci Görür, “Esenyurt dediniz, mesela Esenyurt Belediyesi Başkanı, Esenyurt’un depreme hazırlama noktasında yani bizden yardım almayı istiyor. Ben de yani elimden geldiğince bütün belediyelere, ilçe belediyelerine olduğu gibi bu belediyeye de bildiğim kadarıyla depreme nasıl hazırlanacağı konusunda tavsiyelerde bulundum. Toplantılar da hatta zaman zaman yapıyorum. İşte, bugünkü toplantı da yine bu düşünce içerisinde oldu. Ciddi çalışmaların yapılıp insanlarımızın depremden zarar görmemesi için uygulamalara geçilmesi, araziye inilmesi, çalışmaların yapılması gerekli” dedi.

‘550’NİN ÜZERİNDE AKTİF DEPREM VAR’

Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye genelinde bulunan aktif faylarla ilgili uyarıda bulunarak şöyle devam etti:

“Türkiye çok büyük oranda canlı yani aktif depremlerle kesilmiş durumda. Yani bizim ülkemiz, aşağı yukarı 550’nin üzerinde aktif deprem var.  Türkiye’nin her yerinde depremler, aktif depremler mevcut. Kimi bölgelerde bu depremler daha yoğun deprem üretme kapasitesi daha fazla. Daha büyük depremler üretebiliyor. Kimi yerlerde deprem üreten fayların boyutu, sayısı daha az, yoğunluğu daha az olabiliyor.

Sözgelimi, Orta Anadolu’da çok fazla depremle karşı karşıya kalmayabiliyorsunuz. Ama Doğu Anadolu’da, depremi çok fazla hissedebiliyorsunuz. Güneydoğu’da hissedebiliyorsunuz Ege Bölgesi’nde daha fazla deprem aktivitesinin fazla olduğunu görüyorsunuz. Ama Kuzey Karadeniz Bölgesi’nde depremler daha az. Bu aktif fayların dağılımına bağlı.  Şimdi bir yerde aktif fay varsa muhakkak orada depremler olacaktır. Depremlere karşı hazır olmak için o fayların olduğu yöreleri, kentleri, o fayların özelliklerini göz önüne alarak Deprem dirençli hale getirecek çalışmaları yapmak lazım.”

Okumaya Devam Et

Dünya

Fahiş hırslar ve kişisel çıkarlar, ülke ve halka yönelik ihanete yol açtı

Yayınlandı

Tarih

Editör

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Karşılaştığımız ihanettir. Fahiş hırslar ve kişisel çıkarlar, ülke ve halka yönelik ihanete yol açtı.” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Wagner’in eylemini “silahlı isyan” olarak nitelendirdi. Putin, “Rusya’yı tekrar bölmeye izin vermeyeceğiz. Halkımızı koruyacağız.” ifadelerini kullandı. Ayrıca Putin, silahlı isyan girişiminde bulunanların kaçınılmaz olarak cezalandırılacağını belirtti.

Putin, Wagner krizini toplumu bölme girişimi ve halkın sırtından vurulması olarak nitelendirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar