Bizi Takip Edin

Güncel

Ramazan’nın temasını “Ramazan ve Dayanışma” olarak belirledik

Yayınlandı

Tarih

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, maruz kalınan afet ve felaketlerin sonuçlarına dair toplumsal duyarlılık oluşturmak için bu yılın ramazan temasını “Ramazan ve Dayanışma” olarak belirlediklerini bildirdi.


Erbaş, Diyanet İşleri Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, bu yıl ramazan ayına farklı bir burukluk içerisinde girdiklerini, ülkenin asrın en büyük depremleri ve afetlerle sarsıldığını söyledi.

Bu nedenle bu yıl ramazan ayının özel bir anlam ve önem ifade ettiğini dile getiren Erbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Maruz kaldığımız afet ve felaketlerin sonuçlarına dair toplumsal bir duyarlılık oluşturmak için bu yılın ramazan temasını ‘Ramazan ve Dayanışma’ olarak belirledik. Ramazan ayı boyunca yapacağımız programlarla toplumsal dayanışma bilincini güçlendirerek depremzede kardeşlerimizin yaralarını sarma hususundaki duyarlılığın devam ettirilmesini hedefliyoruz. Asil milletimiz, tarih boyunca olduğu gibi bugün de yardımlaşma ve dayanışma ahlakının en güzel örneklerini ortaya koymaktadır. Milletimiz, yaşadığımız asrın felaketi karşısında büyük bir dayanışma örneği sergilemiştir. Tarihin en büyük sınavlarından birini yaşayan milletimiz, aynı zamanda tarihin en büyük fedakarlıklarından birini ortaya koymuştur.”

“Yardım faaliyetlerini hız kesmeden devam ettirmeliyiz”

Erbaş, afetlerin meydana geldiği ilk günlerde yüksek duyarlılık ve özveriyle adeta bir iyilik yarışına dönüşen yardımlaşma seferberliğinin bir zaman sonra zayıflayabildiğini aktardı.

Yardım faaliyetlerinin hız kesmeden devam ettirilmesi gerektiğini vurgulayan Ali Erbaş, “Dayanışma şuurumuzu diri tutmalı, güçlendirmeli, maddi ve manevi desteklerimizle kardeşlerimizin yanında olmaya devam etmeliyiz. Özellikle Allah’ın mümin kullarına bir ikramı olan ramazan ayında zekat, fitre, sadaka ve iftar sofralarımızla iyiliği ve bereketi çoğaltmanın gayreti içerisinde olmalıyız.” dedi.

Özel irşat programları icra edilecek

Erbaş, ramazan ayının aynı zamanda bir ahlak ve karakter eğitim mektebi olduğunu, bu yüzden gençlerin, çocukların ramazanın manevi havasını doyasıya yaşamalarını önemsediklerini ifade etti.

Diyanet İşleri Başkanlığı olarak ramazan hazırlıklarını bu anlayışla sürdürdüklerinin altını çizen Erbaş, şunları kaydetti:

“Cami görevlilerimiz başta olmak üzere bütün hocalarımız, büyük bir heyecan ve samimiyetle bu güzel ana hazırlanıyor. Başta çocuklarımız olmak üzere aile fertlerimizle birlikte camilerimizdeki sohbetlere, mukabelelere ve teravih namazlarına katılarak ramazanın manevi havasını hep birlikte teneffüs edeceğiz inşallah. Ramazan hizmetlerimiz büyük bir titizlikle sürdürülecek. Ülkemizin tamamında ve özellikle deprem bölgesinde manevi destek hizmetleri ve özel irşat programları icra edilecek. Mukabeleler okunacak, ramazan ve dayanışma konusu kapsamlı bir şekilde ele alınacak. Yine müftülüklerce uygun görülen cami ve mescitlerde hatimle teravih namazı kıldırılacak.”

Millet olarak içinden geçilen bu zor günlerde yapılacak yayınlara, konuşulacak konulara özel bir hassasiyet gösterilmesinin önem arz ettiğini anlatan Ali Erbaş, yapılan programların, insanların doğru bilgiyle buluşmasına hizmet etmesi, aydınlatıcı, birleştirici ve yapıcı olması gerektiğini vurguladı.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Hurafelerden, ajitasyondan ve dışlayıcı tavırlardan kesinlikle uzak durulmalıdır. Özellikle bireysel ve toplumsal psikolojiyi olumsuz etkileyen, yaraların sarılmasına ve acıların teskin edilmesine katkısı olmayan her türlü tutum ve davranıştan özenle kaçınılmalıdır. Müslüman kimliğinin ayrılmaz parçası olan nezaket, zarafet ve itidalden uzak bir üslupla konuşmanın, sırf daha çok izlensin, daha fazla takip edilsin düşüncesiyle sansasyonel söylemlerde bulunmanın kimseye fayda sağlamayacağı açıktır.” diye konuştu.

“2,5 milyondan fazla insanımıza yardım ulaştırmayı hedefliyoruz”

Erbaş, iyiliği yeryüzüne egemen kılma ülküsüyle yola çıkan Türkiye Diyanet Vakfı ile “Kardeşliğimiz Zekatla Bereketlensin Beklenen Sensin” temasıyla bir proje yürüttüklerini de aktardı.

Vakfın bu yıl ramazan boyunca milletin desteğiyle 81 il ve tüm ilçelerde bu ayın manevi iklimini yaşatacağını anlatan Erbaş, şunları kaydetti:

“Her yıl kurduğumuz ve milyonlarca kardeşimize açtığımız iyilik sofralarını bu yıl da kuracağız. Özellikle deprem bölgesindeki 11 ilimizde iftar ve sahur sofralarına daha çok ağırlık vereceğiz. Türkiye Diyanet Vakfı olarak bu ramazanda ilk etapta 100 bin gıda kolisi, 100 bin hijyen paketi, 150 bin alışveriş yardım kartı, 1 milyon iftar-sahur ikramı ve 50 bin bayramlık kıyafet dağıtarak 2,5 milyondan fazla insanımıza yardım ulaştırmayı hedefliyoruz. Hayırseverlerimizin bağışlarıyla birlikte yardımlarımızı arttırarak sürdüreceğiz. Ramazan ayı boyunca ‘Hediyem Kur’an Olsun’ kampanyası kapsamında 25 bin Kur’an-ı Kerim’i deprem bölgesinde ve 81 ilde kardeşlerimize ulaştıracağız.”

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırmak isteyenlerin ramazan boyunca bağışlarını “www.tdv.org” ve “bagis.tdv.org” adreslerinden ya da banka hesaplarından yapabileceğini söyledi.

Bağışçıların tüm GSM operatörlerine bağlı faturalı ve faturasız hatlardan “FİTRE” veya “FİDYE” yazıp 2177’ye SMS göndererek de bağışta bulunabileceklerini bildiren Erbaş, bir SMS ücretinin, bir fitre veya fidye bedeli olan 70 lira olduğunu kaydetti.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde 2 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi

Yayınlandı

Tarih

Editör

Milli Savunma Bakanlığı, Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde tespit edilen 2 PKK’lı teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Irak’ın kuzeyindeki teröristlere yönelik operasyonlar etkin ve kararlı şekilde devam ediyor.Bu kapsamda Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde tespit edilen 2 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi.

Okumaya Devam Et

Güncel

Naci Görür’den İstanbul’daki 5 ilçe için deprem uyarısı

Yayınlandı

Tarih

Editör

Prof. Dr. Naci Görür, “Büyükçekmece, Küçükçekmece, Esenyurt, Tarihi Yarımada Fatih ve Zeytinburnu’nda zemin, göreceli olarak iyi durumda değil” dedi.stanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen “6306 Sayılı Yasa Kapsamında İlan Edilen Alan ve Yapılara Yönelik Veri Toplama, Etki Analizi, Değerlendirme Çalışmasına” ait veriler açıklandı.

Buna göre, olası bir depremde İstanbul’da hasar görmesi beklenen tahmini bina sayısı 207 bin olarak belirtildi. Verilere göre, binaların yüzde 30’u 1980 öncesi, yüzde 40’ı 1980-2000 arası, yüzde 30’u 2000 sonrası inşa edildi. Hasar görmesi beklenen her 3 binadan biri ise 2000 sonrası yapıldı. Hasar görmesi beklenen 207 bin binanın yüzde 95’ini oluşturan 196 bin 227 bina ise Avrupa yakasında tespit edildi. İBB’nin, İTÜ ile yaptığı çalışmada, riskli binaların en yoğun olduğu 3 ilçe ise Esenyurt, Büyükçekmece ve Küçükçekmece olarak açıklandı.

Bilim Akademisi Üyesi Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, verileri değerlendirdi.  

Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul’da 1 milyon 50 bin binanın yüzde 10’unun çok ağır hasar alacağını belirterek, “Benim o çalışmanın ayrıntılarından bir haberim yok. Muhtemelen de doğrudur.. Yalnız, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı araştırmalara istinaden tüm İstanbul’da, Anadolu ve Avrupa yakasında depremde çok ağır hasar alacağı düşünülen bina sayısının 90 binin üzerinde olduğunu zaten biliyoruz. Bütün İstanbul’da da, 1 milyon 150 bine yakın binanın varlığını biliyoruz. Demektir ki, bu aşağı yukarı işte yüzde 10’u, çok ağır hasar alacak. Diğer hasarları saymıyorum yani çok ağır yıkılmayla doğrudan doğruya göçükle burun buruna kalacak bina sayısını 90 bin diye düşünüyorum. Tabii ki hafif hasar, orta hasar alacak bina sayısı da daha da fazla olacaktır” dedi. 

‘DEPREM DİRENÇLİ HALE GETİRMEK İÇİN GEREKLİ ÇALIŞMALAR BAŞLATILMALI’

“Bu doğru bir teşhistir. Avrupa Yakası zemin itibariyle, jeolojik formasyonlar itibariyle deprem kaynağı ile olan ilişkisine göre Asya yakasından daha fazla zarar göreceği de bir gerçekti” diyen Görür, şöyle devam etti:

“Bu da bize gösteriyor ki İstanbul’u bir an önce deprem dirençli hale getirmek için çalışmaların başlanması, yürütülmesi gerekir. İBB’nin bu çalışmasına katılıyorum. İstanbul’da deprem gözetildiği zaman en fazla dikkat edilecek, özen gösterilecek ilçeler arasında Büyükçekmece, Küçükçekmece, Esenyurt ve bu tarihi yarımada Fatih o yöreler Zeytinburnu var. Şimdi burada tabii önemli olan buraların deprem dirençli hale getirmek için gerekli çalışmaların ve hemhal bir an önce başlatılması gerekir.

Neden bu bölgeler daha fazla hasar alır? Çünkü bu bölgede demin dediğim gibi zemin, çok göreceli olarak iyi durumda değil. Keza bu bölgede zeminden dolayı diyelim kayma, göçme, sıvılaşma depremin büyük etkisini arttırma olayları yaygın olabilir. Bu bölgelerde, onun için böyle zeminlerde depremin bir anlamda zararını arttıran birimlerin olduğu yerde tabii ki depremin şiddeti de fazlalaşıyor. Depremin şiddeti fazla olunca yıkım fazlalaşıyor.”

‘ESENYURT BELEDİYESİ’NE TAVSİYEDE BULUNDUM’

Esenyurt Belediyesi ile çalışmalara başladıklarını ifade eden Prof. Dr. Naci Görür, “Esenyurt dediniz, mesela Esenyurt Belediyesi Başkanı, Esenyurt’un depreme hazırlama noktasında yani bizden yardım almayı istiyor. Ben de yani elimden geldiğince bütün belediyelere, ilçe belediyelerine olduğu gibi bu belediyeye de bildiğim kadarıyla depreme nasıl hazırlanacağı konusunda tavsiyelerde bulundum. Toplantılar da hatta zaman zaman yapıyorum. İşte, bugünkü toplantı da yine bu düşünce içerisinde oldu. Ciddi çalışmaların yapılıp insanlarımızın depremden zarar görmemesi için uygulamalara geçilmesi, araziye inilmesi, çalışmaların yapılması gerekli” dedi.

‘550’NİN ÜZERİNDE AKTİF DEPREM VAR’

Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye genelinde bulunan aktif faylarla ilgili uyarıda bulunarak şöyle devam etti:

“Türkiye çok büyük oranda canlı yani aktif depremlerle kesilmiş durumda. Yani bizim ülkemiz, aşağı yukarı 550’nin üzerinde aktif deprem var.  Türkiye’nin her yerinde depremler, aktif depremler mevcut. Kimi bölgelerde bu depremler daha yoğun deprem üretme kapasitesi daha fazla. Daha büyük depremler üretebiliyor. Kimi yerlerde deprem üreten fayların boyutu, sayısı daha az, yoğunluğu daha az olabiliyor.

Sözgelimi, Orta Anadolu’da çok fazla depremle karşı karşıya kalmayabiliyorsunuz. Ama Doğu Anadolu’da, depremi çok fazla hissedebiliyorsunuz. Güneydoğu’da hissedebiliyorsunuz Ege Bölgesi’nde daha fazla deprem aktivitesinin fazla olduğunu görüyorsunuz. Ama Kuzey Karadeniz Bölgesi’nde depremler daha az. Bu aktif fayların dağılımına bağlı.  Şimdi bir yerde aktif fay varsa muhakkak orada depremler olacaktır. Depremlere karşı hazır olmak için o fayların olduğu yöreleri, kentleri, o fayların özelliklerini göz önüne alarak Deprem dirençli hale getirecek çalışmaları yapmak lazım.”

Okumaya Devam Et

Dünya

Fahiş hırslar ve kişisel çıkarlar, ülke ve halka yönelik ihanete yol açtı

Yayınlandı

Tarih

Editör

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Karşılaştığımız ihanettir. Fahiş hırslar ve kişisel çıkarlar, ülke ve halka yönelik ihanete yol açtı.” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Wagner’in eylemini “silahlı isyan” olarak nitelendirdi. Putin, “Rusya’yı tekrar bölmeye izin vermeyeceğiz. Halkımızı koruyacağız.” ifadelerini kullandı. Ayrıca Putin, silahlı isyan girişiminde bulunanların kaçınılmaz olarak cezalandırılacağını belirtti.

Putin, Wagner krizini toplumu bölme girişimi ve halkın sırtından vurulması olarak nitelendirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar