Bizi Takip Edin

Güncel

Tüm acil çağrı hizmetleri artık tek numarada

Yayınlandı

Tarih

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, tüm acil çağrı hizmetlerini tek numara altında topladıklarını belirterek, “Günde yaklaşık 350-400 bin çağrı alıyoruz. Bunları karşılama ortalamamız 1,02 saniye. Dünyada da böyle bir karşılık yok.” dedi.

AK Parti’den İstanbul milletvekili seçilen Soylu, Şişli’de bir otelde Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, AFAD, Göç İdaresi Başkanlığı, Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü (STİ) ve 112 Acil Çağrı Merkezi personeliyle kahvaltı programında bir araya geldi.

Konuşmasına personele özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ederek başlayan Soylu, bakanlık olarak şimdiye kadar yapılan çalışmalara değindi.

Soylu, vatandaşları kağıt ve evrak yükünden kurtarmak için şimdiye kadar 2 bin 190 kurum ve kuruluşu bir sisteme bağladıklarını anlatarak, “Türkiye’de hep beraber bir devrimin altına imza attık. 3’ü Bir Yerde, yani hem nüfus kimlik kartımızı hem ehliyetimizi hem pasaportumuzu nüfus idaresinden verilebilecek bir yeniliğin, değişimin, devrimin altına hep beraber imza attık. Onun için buradaki arkadaşlarımı tekrar tebrik ediyorum ve kutluyorum. 3’ü Bir Yerde projesiyle bugüne kadar 87 milyon 71 bin kimlik kartı, 13 milyon 232 bin pasaport ve 21 milyon 656 bin sürücü belgesi verdik.” diye konuştu.

Bir başka büyük projenin ise Mekansal Adres Kayıt Sistemi olduğunu ifade eden Soylu, bir başka yeniliğin de sadece gelişmiş ülkelerde bulunan herhangi bir afet ya da olağanüstü durumda kesintisiz hizmet veren İş Sürekliliği Merkezinin olduğunu kaydetti.

Soylu, bunun, arasında yaklaşık 300 kilometre mesafe bulunan iki ayrı yerden yük dengeli, anlık olarak her iki merkezdeki verilerin eşit olmasını sağlayan ve iş sürekliliği anlamında kesintisiz hizmet verme özelliğine sahip Türkiye’deki ilk ve tek proje olduğunu dile getirdi.

“En temel sıkıntılarımızdan bir tanesi yüzde 72’sinin asılsız çağrı olması”

Bakan Soylu, 7 yıllık sürede yapılan projeler arasında yazılımı uluslararası ödüle layık görülen yeni nesil 112 Acil Çağrı Merkezi’nin önemli adımlardan biri olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Türkiye’nin her köşesinde şu an 79 ilde bu merkezleri hayata geçirdik. Kocaeli ve Kırşehir merkezlerinde şu an işlemler devam ediyor. Tüm acil çağrı hizmetlerini tek numara altında topladık. Günde yaklaşık 350-400 bin çağrı alıyoruz. Sadece afet döneminde bu çağrı 600 binin üzerine çıktı. Şimdi yine normale, yani 350-400 bin çağrıya döndü. Bizim bunları karşılama ortalamamız 1,02 saniye. Dünyada da böyle bir karşılık yok. Burada en temel sıkıntılarımızdan bir tanesi yüzde 72’sinin asılsız çağrı olması. Eğer asılsız çağrı olmasa hem personellerimiz çok daha rahat edecektir hem oraya ulaşmak isteyen özellikle vatandaşlarımız çok daha rahat ulaşabilecekler. Bunların da yüzde 30-35’i de tek çaldırmalı, sadece anons sesini duyunca kapatan çağrılardır. İnşallah bunu da en alt seviyeye indireceğiz. Özellikle İstanbul’da, Avrupa’da ve dünyada çok az eşine rastlanır, ender bulunan bir 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğü yaptık.”

“Bizim rakibimiz özel sektör”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, devletin genellikle “Problem yok, her şey yolunda” gibi bir sloganı olduğunu belirterek, şunları dile getirdi:

“Oysa hepimiz gelişiyoruz. Nüfusumuz gelişiyor, insanlar gelişiyor, talepler artıyor. Bu talepler karşısında bizim, onların hizmet kalitesini yükseltebilmemiz için çok daha iyi noktaya varmamız lazım. Bizim rakibimiz özel sektör. Vatandaş özel sektöre gittiği zaman, oraya ödediği para karşılığında her türlü hizmetin kalitesini en yüksekte alabilme kabiliyetine sahip. Çünkü özel sektör birbiriyle rekabet ediyor. En iyi hizmeti kim veriyorsa ona vatandaşımız müracaat ediyor. Oradan çıkıp, devlete geldiği zaman devlette eğer gri bir tablo ile karşı karşıya kalırsa elbette devlette ciddi bir itibar kaybı söz konusu olur. Bu itibar kaybı devletle millet arasında güven duygusunu, güven bağını, devletin gücünü, millete olan hizmetkarlığını azaltır. Bu devlete yapılabilecek en büyük kötülüklerden birisidir.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde 2 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi

Yayınlandı

Tarih

Editör

Milli Savunma Bakanlığı, Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde tespit edilen 2 PKK’lı teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Irak’ın kuzeyindeki teröristlere yönelik operasyonlar etkin ve kararlı şekilde devam ediyor.Bu kapsamda Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde tespit edilen 2 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi.

Okumaya Devam Et

Güncel

Naci Görür’den İstanbul’daki 5 ilçe için deprem uyarısı

Yayınlandı

Tarih

Editör

Prof. Dr. Naci Görür, “Büyükçekmece, Küçükçekmece, Esenyurt, Tarihi Yarımada Fatih ve Zeytinburnu’nda zemin, göreceli olarak iyi durumda değil” dedi.stanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen “6306 Sayılı Yasa Kapsamında İlan Edilen Alan ve Yapılara Yönelik Veri Toplama, Etki Analizi, Değerlendirme Çalışmasına” ait veriler açıklandı.

Buna göre, olası bir depremde İstanbul’da hasar görmesi beklenen tahmini bina sayısı 207 bin olarak belirtildi. Verilere göre, binaların yüzde 30’u 1980 öncesi, yüzde 40’ı 1980-2000 arası, yüzde 30’u 2000 sonrası inşa edildi. Hasar görmesi beklenen her 3 binadan biri ise 2000 sonrası yapıldı. Hasar görmesi beklenen 207 bin binanın yüzde 95’ini oluşturan 196 bin 227 bina ise Avrupa yakasında tespit edildi. İBB’nin, İTÜ ile yaptığı çalışmada, riskli binaların en yoğun olduğu 3 ilçe ise Esenyurt, Büyükçekmece ve Küçükçekmece olarak açıklandı.

Bilim Akademisi Üyesi Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, verileri değerlendirdi.  

Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul’da 1 milyon 50 bin binanın yüzde 10’unun çok ağır hasar alacağını belirterek, “Benim o çalışmanın ayrıntılarından bir haberim yok. Muhtemelen de doğrudur.. Yalnız, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı araştırmalara istinaden tüm İstanbul’da, Anadolu ve Avrupa yakasında depremde çok ağır hasar alacağı düşünülen bina sayısının 90 binin üzerinde olduğunu zaten biliyoruz. Bütün İstanbul’da da, 1 milyon 150 bine yakın binanın varlığını biliyoruz. Demektir ki, bu aşağı yukarı işte yüzde 10’u, çok ağır hasar alacak. Diğer hasarları saymıyorum yani çok ağır yıkılmayla doğrudan doğruya göçükle burun buruna kalacak bina sayısını 90 bin diye düşünüyorum. Tabii ki hafif hasar, orta hasar alacak bina sayısı da daha da fazla olacaktır” dedi. 

‘DEPREM DİRENÇLİ HALE GETİRMEK İÇİN GEREKLİ ÇALIŞMALAR BAŞLATILMALI’

“Bu doğru bir teşhistir. Avrupa Yakası zemin itibariyle, jeolojik formasyonlar itibariyle deprem kaynağı ile olan ilişkisine göre Asya yakasından daha fazla zarar göreceği de bir gerçekti” diyen Görür, şöyle devam etti:

“Bu da bize gösteriyor ki İstanbul’u bir an önce deprem dirençli hale getirmek için çalışmaların başlanması, yürütülmesi gerekir. İBB’nin bu çalışmasına katılıyorum. İstanbul’da deprem gözetildiği zaman en fazla dikkat edilecek, özen gösterilecek ilçeler arasında Büyükçekmece, Küçükçekmece, Esenyurt ve bu tarihi yarımada Fatih o yöreler Zeytinburnu var. Şimdi burada tabii önemli olan buraların deprem dirençli hale getirmek için gerekli çalışmaların ve hemhal bir an önce başlatılması gerekir.

Neden bu bölgeler daha fazla hasar alır? Çünkü bu bölgede demin dediğim gibi zemin, çok göreceli olarak iyi durumda değil. Keza bu bölgede zeminden dolayı diyelim kayma, göçme, sıvılaşma depremin büyük etkisini arttırma olayları yaygın olabilir. Bu bölgelerde, onun için böyle zeminlerde depremin bir anlamda zararını arttıran birimlerin olduğu yerde tabii ki depremin şiddeti de fazlalaşıyor. Depremin şiddeti fazla olunca yıkım fazlalaşıyor.”

‘ESENYURT BELEDİYESİ’NE TAVSİYEDE BULUNDUM’

Esenyurt Belediyesi ile çalışmalara başladıklarını ifade eden Prof. Dr. Naci Görür, “Esenyurt dediniz, mesela Esenyurt Belediyesi Başkanı, Esenyurt’un depreme hazırlama noktasında yani bizden yardım almayı istiyor. Ben de yani elimden geldiğince bütün belediyelere, ilçe belediyelerine olduğu gibi bu belediyeye de bildiğim kadarıyla depreme nasıl hazırlanacağı konusunda tavsiyelerde bulundum. Toplantılar da hatta zaman zaman yapıyorum. İşte, bugünkü toplantı da yine bu düşünce içerisinde oldu. Ciddi çalışmaların yapılıp insanlarımızın depremden zarar görmemesi için uygulamalara geçilmesi, araziye inilmesi, çalışmaların yapılması gerekli” dedi.

‘550’NİN ÜZERİNDE AKTİF DEPREM VAR’

Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye genelinde bulunan aktif faylarla ilgili uyarıda bulunarak şöyle devam etti:

“Türkiye çok büyük oranda canlı yani aktif depremlerle kesilmiş durumda. Yani bizim ülkemiz, aşağı yukarı 550’nin üzerinde aktif deprem var.  Türkiye’nin her yerinde depremler, aktif depremler mevcut. Kimi bölgelerde bu depremler daha yoğun deprem üretme kapasitesi daha fazla. Daha büyük depremler üretebiliyor. Kimi yerlerde deprem üreten fayların boyutu, sayısı daha az, yoğunluğu daha az olabiliyor.

Sözgelimi, Orta Anadolu’da çok fazla depremle karşı karşıya kalmayabiliyorsunuz. Ama Doğu Anadolu’da, depremi çok fazla hissedebiliyorsunuz. Güneydoğu’da hissedebiliyorsunuz Ege Bölgesi’nde daha fazla deprem aktivitesinin fazla olduğunu görüyorsunuz. Ama Kuzey Karadeniz Bölgesi’nde depremler daha az. Bu aktif fayların dağılımına bağlı.  Şimdi bir yerde aktif fay varsa muhakkak orada depremler olacaktır. Depremlere karşı hazır olmak için o fayların olduğu yöreleri, kentleri, o fayların özelliklerini göz önüne alarak Deprem dirençli hale getirecek çalışmaları yapmak lazım.”

Okumaya Devam Et

Dünya

Fahiş hırslar ve kişisel çıkarlar, ülke ve halka yönelik ihanete yol açtı

Yayınlandı

Tarih

Editör

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Karşılaştığımız ihanettir. Fahiş hırslar ve kişisel çıkarlar, ülke ve halka yönelik ihanete yol açtı.” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Wagner’in eylemini “silahlı isyan” olarak nitelendirdi. Putin, “Rusya’yı tekrar bölmeye izin vermeyeceğiz. Halkımızı koruyacağız.” ifadelerini kullandı. Ayrıca Putin, silahlı isyan girişiminde bulunanların kaçınılmaz olarak cezalandırılacağını belirtti.

Putin, Wagner krizini toplumu bölme girişimi ve halkın sırtından vurulması olarak nitelendirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar