Bizi Takip Edin

Dünya

Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi kuruluyor…

Yayınlandı

Tarih

Başkan Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’le ortak basın toplantısı düzenledi. Başkan Erdoğan, Türkiye-Azerbaycan Üniversitesinin kurulması için çalışmalara başlandığını bildirdi.Başkan Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Gençlik Sarayı’nda gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, seçimlerde milletin teveccühüyle galip gelmesinin ardından ilk ziyaretlerini, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve aynı gün Bakü’ye gerçekleştirmenin kendisini ayrıca mutlu ettiğini söyledi.

Azerbaycan’da kendi evlerinde olduklarını ifade eden Erdoğan, Aliyev’in konuşmasında, kabinelerin karşılıklı yaptığı toplantıları gayet güzel bir şekilde özetlediğini ifade etti.

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Hangi alanlarda neler yaptığımızı baş başa yaptığımız görüşmede de etraflıca ele aldık. Onu özetledi ve ikili yaptığımız görüşmeden sonra da heyetler arası görüşmenin de özetini gayet güzel bir şekilde sundular. Türkiye ve Azerbaycan iki kardeş ülke. İki devlet, tek millet anlayışıyla bugüne kadar yürüdüğümüz bu yolda, bundan sonra da kararlı bir şekilde devam edeceğiz. Burada bir tezimiz var. O da şudur. Özellikle bizim törenimize İlham kardeşimin refikalarıyla birlikte bulunmaları dünyaya, ülkemize bir mesajdır. Bundan dolayı da aynı şekilde ben de refikamla birlikte bu ziyareti gerçekleştirmiş bulunuyorum. Bu ziyaretler aramızdaki duyguların ne denli ileri gittiğinin en güzel ifadesidir. Bunları sadece bugünde mi yaptık? Hayır. Başbakanlığımızdan bu yana cumhurbaşkanlığını devraldığımızdan bu yana bunu sürekli yaşadık, yaşıyoruz. Rabbim ömür verdikçe de yaşamaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aliyev ile Azerbaycanlılara gösterdikleri misafirperverlik dolayısıyla şahsı ve heyeti adına teşekkür etti.

“BUNDA DA TAVİZ YOK”

Erdoğan, “Şu anda attığımız, atacağımız adımlardan bir tanesi Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi çalışmasıdır. Bu konuyla ilgili YÖK Başkanımız muhatabıyla çalışmalarını bugün de gözden geçirdiler. Yasal bir düzenlemenin gereğini İlham kardeşim ifade ettiler. Türkiye-Azerbaycan arasında bir üniversiteyi kurmanın artık geciktiğini aynen yaşadık. Artık bunu başaracağız. Böylece Azeri gençlerimiz Türkiye’ye rahatlıkla gelebilecekleri gibi Türk gençleri de aynı şekilde Azerbaycan’daki üniversitede okuma şansını elde edecekler.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önemli alanlardan bir tanesinin de enerji olduğunu, yıllardır bu alanda çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Bu çalışmanın detaylarını ilgili bakanların aralarında ayrıca görüştüklerine dikkati çeken Erdoğan, şöyle dedi:

“Bu konuda bundan sonraki süreçte neler yapabiliriz bunun çalışmaları yapıldı. Enerji noktasındaki adımda, Avrupa, özellikle Türkiye üzerinden alacakları bu gaz konusunda çok telaşlı. Bunun için devamlı ricada bulunmaktalar. Bu konuyla ilgili olarak da biz üzerimize düşeni yapıyoruz, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bütün bunların yanında savunma sanayisinde atılacak adımlar büyük önem arz ediyor. Savunma sanayisinde atılacak adımlarla birlikte işin savunma sanayi bölümünün yanında bir de eğitimi konusunda da üzerimize düşen görevler var. Bu görevleri bugüne kadar nasıl yaptıysak bundan sonra da yine aynı şekilde yapmaya devam edeceğiz.

Çok çok önemli alanlardan bir tanesi de özellikle şu anda özel sektörümüzün burada attığı adımlardan, tarım, hayvancılık alanlarında, müşterek bir çalışmayı başarıyla yürütüyor bizim firmalarımız. Bunun yanında yine ulaşımda, ulaştırmada şu anda Türk müteahhit firmaları gerçekten Azerbaycan’da başarılı altyapı, üstyapı çalışmalarını gerçekleştiriyorlar. Bu bizi ayrıca mutlu ediyor. Şuşa Beyannamesi’nin içeriğinde neler varsa, bunları bundan sonraki süreçte başarılı bir şekilde gerçekleştirmeye, devam ettirmeye olan inancımız tamdır. Bunda da taviz yok.”

ZENGEZUR KORİDORU

Üzerinde hassasiyetle durdukları konunun Zengezur Koridoru olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Zengezur konusunu süratle halletmemiz halinde bu bize iki önemli adımı kazandıracak. Gerek kara yolu gerek demir yoluyla atılacak adımla Iğdır-Nahçıvan buralara gidiş konusunda Türkiye’nin Nahçıvan’la olan bağlantıları çok daha güçlü hale gelecek. Ayrıca bu bağlantıların olması Türkiye-Azerbaycan arasındaki ilişkilerin güçlenmesine vesile olacak.” diye konuştu.

Yolun medeniyet olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:

“Eğer yolunuz varsa medenisiniz, yolunuz varsa medeniyeti yakalamışsınız. Eğer yol yoksa hiçbir şey yok. Şu anda Azerbaycan’ın da özellikle bu savaşlardan sonra hassasiyetle üzerinde durduğu en önemli konu altyapı noktasında yollardır. Bundan önceki gelişimde de gördüm, bütün tüneller, viyadükler Azerbaycan’ın Karabağ Savaşları’ndan sonra nasıl geliştiğini, gelişmekte olduğunu en güzel şekilde ortaya koyuyor. Bunları bizzat gördükçe de iftihar ediyoruz. 20 sene önceki Bakü’yü düşünüyorum ve şu anda da Karabağ’ı düşünüyorum. Bütün bunlarla süratle 30 yıldır bu Minsk üçlüsü nasıl buraları oyaladı, bunu da görmenin talihsizliğini yaşıyoruz. Çok oyaladılar, adım attırmadılar. İşte kendi göbeğinizi kendiniz keserseniz adımı atarsınız ve bunu başardılar. Sağ olsun İlham kardeşim milletçe bunu başardı ve şimdi de bu yere gelindi. Bütün mesele demek ki, kararlı olduğunuz, inançlı olduğunuz zaman neticeyi alırsınız. Azerbaycan da bu neticeyi aldı. Şimdi, önümüzde atılacak bazı adımlar var. İnşallah, bu adımları da başarıyla attıkça Azerbaycan şu andaki mevcut nüfusuyla daha da ileri gidecek. Benim nüfustaki planım, programım en az 3 diyordum ama Azerbaycan’da bunun en az 5 olması lazım.”

AZERBAYCAN’IN NÜFUSU

Azerbaycan’ın nüfusunu sorduğu Aliyev’den, “11’e (milyon) çatmıyor. 10’un üstündedir ama inşallah yakın zamanda 11’e çatacak.” cevabını alan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bunu başarmak lazım. Bunu başardığımız anda Azerbaycan çok daha güçlü olacak. Çünkü nüfus, o ülkenin gücüdür, o ülkenin geleceğe yönelik paradigmalarını o değiştirir. Türkiye- Azerbaycan kardeşliği, iki devlet tek millet anlayışıyla geleceğe yürüyeceğiz. Aramızdaki tercihli ticaret anlaşmasından tutunuz, diğer bütün alanlarda atacağımız adımlarla inşallah Türkiye-Azerbaycan kardeşliğini çok farklı yerlere taşıyacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Bakü ziyaretinde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, MİT Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım ve Sinan Oğan da eşlik etti.

ALİYEV’DEN AÇIKLAMALAR

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Türkiye ve Azerbaycan’ın dış politikada bundan sonra da ortak tutum sergileyeceğini söyledi.

Aliyev, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Erdoğan’ı “Vatanınıza hoş geldiniz.” diye selamlayan Aliyev, onu seçimde kazandığı zafer dolayısıyla bir kez daha tebrik etti.

Aliyev, Erdoğan’ın seçimde elde ettiği zaferin, 20 yıldan fazla süredir yürüttüğü politikaların Türk halkınca büyük takdir görmesinin tezahürü olduğunu belirtti.

Türkiye’nin, Erdoğan’ın liderliğinde büyük ve şerefli bir yol katederek dünya çapında bir güç merkezine dönüştüğünü vurgulayan Aliyev, Erdoğan’ın iç ve dış politikasının Türk halkı tarafından takdirle karşılandığını ifade etti.

Aliyev, Erdoğan’ın zaferinin Azerbaycan halkını da çok mutlu ettiğini söyleyerek “Seçimlerden sonra Türkiye ile Azerbaycan kardeşlik ilişkilerinde yeni olanaklar ve yeni ufukların açıldığından eminim.” dedi.

Erdoğan’la yapılan işleri gözden geçirdiklerini, yapılacak işler hususunda fikir alışverişinde bulunduklarını bildiren Aliyev, “Tüm başarıların temelinde Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik ilişkileri yatıyor. İki gün sonra Şuşa Beyannamesi’nin 2. yılını kutlayacağız. Bu, tarihi anlaşmadır. Bu anlaşma ile Türkiye ile Azerbaycan resmen müttefik olduk. Aslında uzun yıllardır müttefik idik fakat Şuşa Beyannamesi ile bu, resmiyete döküldü. Bu anlaşmanın Şuşa’da imzalanması sembolik anlam taşıyor. Çünkü Şuşa, Karabağ’ın tacıdır.” diye konuştu.

Aliyev, 2. Karabağ Savaşı’nda Azerbaycan’a gösterilen manevi ve siyasi destekler dolayısıyla Erdoğan’a ve kardeş Türkiye’ye teşekkür etti.

Tüm alanlarda somut programların uygulandığını belirten Aliyev, şunları kaydetti:

“Türkiye ve Azerbaycan dış politikada bundan sonra da ortak tutum sergileyecektir. Dış politikadaki ortak faaliyetlerimiz bölge için de büyük önem taşıyor. Bölgenin gelişimi, kalkınması, istikrarı ve güvenliği açısından Türkiye-Azerbaycan birliği etkeni çok önemlidir.”

Erdoğan’la Türkiye ile Azerbaycan arasındaki savunma ve savunma sanayi ilişkilerini müzakere ettiklerini bildiren Aliyev, bu yıl 16 ortak tatbikat planlandığını, bunlardan 6’sının hayata geçirildiğini kaydetti.

Aliyev, 2. Karabağ Savaşı sonrasında Azerbaycan ordusunun Türk ordusu modeli temelinde kurulacağını söylediğini hatırlatarak, bunu artık gördüklerini kaydetti.

Uluslararası hukukun çalışmadığını söyleyen Aliyev, “Bunu 30 yıllık işgal döneminde gördük. Müzakereler hiçbir sonuç vermedi. Sonuç doğuran bizim gücümüz oldu. Bundan sonra da ortak faaliyetlerimiz yönünde yürütülecek işler gücümüzü bölgede ve dünyada artıracaktır.” dedi.

Aliyev, iki ülke arasındaki ticaret hacminin hızla arttığını ve 6 milyar dolara ulaştığını, bu rakamın daha da artacağına işaret etti.

Ortak projelerin, özellik de enerji alanındaki projelerin ticaret hacminin artmasını sağlayacağını söyleyen Aliyev, şunları kaydetti:

“Azerbaycan’dan Türkiye’ye doğal gaz ihracatı her yıl artıyor. Bundan sonra da artması hususunda mutabakat sağladık. Türkiye üzerinden Avrupa’ya Azerbaycan doğal gazının ihracatı da artıyor. Buna da büyük talep var. Enerji alanında doğal gazla yetinmiyor. Yenilenebilir enerji alanında işbirliği hususunda da fikir alışverişinde bulunduk. Hem doğal gaz, hem petrol hem de elektrik enerjisi konularında aktif işbirliği yapıyoruz.”

Ulaştırma konularını da müzakere ettiklerini belirten Aliyev, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mevcut jeopolitik düzende Orta Koridor’un önemi daha da artıyor. Hazar ve Azerbaycan üzerinden geçen yüklerin miktarı her geçen yıl artıyor ve daha da artacaktır. Bu nedenle biz Azerbaycan’da ulaştırma ve lojistik olanaklarımızı geliştiriyoruz. Bakü Limanı’nın olanaklarını 25 milyon tona genişletiyoruz. Zengezur Koridoru’nun açılması kaçınılmazdır. Ne kadar erken olursa o kadar iyi olur. Bu husustaki çabalarımızı artıracağız. Bu koridorun açılması tüm ülkeler için yeni olanaklar sağlayacak ve bölgesel işbirliği konularına olumlu etki yapacaktır.Eğitim alanındaki işbirliklerini de konuştuklarını aktaran Aliyev, “Türkiye-Azerbaycan Ortak Üniversitesinin kurulması yönündeki müzakereler son aşamaya geldi. Yakın aylarda bu konunun çözüme kavuşacağını umuyorum. Gündemimiz oldukça geniş. Tüm konularda fikir birliğimiz var. Bu böyle de olmalıdır. Türkiye ile Azerbaycan’ın birliği halklarımız, bölge ve Türk dünyası için önemlidir. Bu birliğin gelecek yıllarda daha da güçleneceğinden eminim.” dedi.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

Kadirov, Wagner’e karşı Putin’e desteğini ilan etti

Yayınlandı

Tarih

Editör

Rusya’ya bağlı Çeçenistan Cumhuriyetinin lideri Ramazan Kadirov, Wagner isyanına karşı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yanında olduklarını belirterek, ‘Çeçen ordusu ve Rus muhafız birimleri, gerilim bölgelerine gönderildi. Rusya’nın birliğini ve devleti koruyacaklar. İsyan bastırılmalı ve bu sert önlemler gerektiriyorsa biz hazırız’ ifadelerini kullandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e Ukrayna savaşında verdiği destekle öne çıkan Çeçen lider Ramazan Kadirov, Wagner krizine dair açıklamalarda bulundu. Putin’i desteklediklerini ve her koşulda Putin’in yanında olduklarını belirten Kadirov, “Onların (Wagner’in) yaptığı Rus ordusuna karşı uyarı değil, bu devlete meydan okumadır. Halkın seçtiği yüce başkomutanımız var. Tüm durumu ayrıntısına kadar biliyor. Her bir strateji uzmanı ve üstelik iş insanından çok daha iyi biliyor. Sahadaki komutanları kendisi arıyor ve bizzat özel askeri harekatın gidişatını tam kontrol ediyor. Büyük Başkomutanımız tüm kararlarını ölçerek tüm titizlikle alıyor. Her birimiz haritanın sadece bir kısmı görürken, o tümünü birden görüyor. Vladimir Putin bugünkü halka seslenişinde çok doğru konuştu. Bu bir silahlı isyan. Bu tür eylemler hiçbir şekilde haklı gösterilemez. Vladimir Putin’in her bir kelimesine tam destek veriyorum” dedi.

“ÇEÇEN KUVVETLERİ KRİZ BÖLGELERİNE GİDİYOR”

İHA’nın haberine göre, Prigojin’in çıkışını ve Moskova’ya ilerleme kararını “hainlik” olarak nitelendiren Kadirov, “Batı’daki düşmanlarımız bu durumdan nasıl yararlanıyor görüyorsunuz. Vatandaşlarımızı korkutan, istikrarsızlık oluşma riskini veren bunca sahte haber, bunca yalan ve bunca yanlış çağrılar. Bunlar, Prigojin’in hain eyleminin beklenen sonuçları” ifadelerini kullandı. Çeçen kuvvetlerinin kriz bölgelerine ilerlediğini ve Prigojin’in savaşçılarına karşı eyleme geçeceğini de duyuran Kadirov, “Çeçen ordusu ve Rus muhafız birimleri, şimdiden gerilim bölgelerine gönderildiler. Rusya’nın birliğini ve devleti koruyacaklar” şeklinde konuştu. Kadirov, “Anavatanımızın vatanseverleri olan savaşçılara sesleniyorum. Provokasyonlara teslim olmayın. Size hangi hedefler verilirse verilsin, size hangi sözler verilirse verilsin, devletimizin güvenliği ve Rus halkı, şu anda en önemli şeydir. İsyan bastırılmalı ve bu sert önlemler gerektiriyorsa biz hazırız” ifadelerini kullandı.

MEDVEDEV’DEN PUTİN’E ÇAĞRI

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev de Rusya lideri Putin’e destek çağrısında bulunarak, “Bölünme, felakete giden bir yol olduğu için yapılması gereken en önemli şey Rusya Devlet Başkanı, Başkomutan Vladimir Putin’in etrafında toplanmaktır.” dedi.

Okumaya Devam Et

Dünya

Wagner’in isyanı sonrasında Rostov’da askeri hareketlilik sürüyor

Yayınlandı

Tarih

Editör

Rus yönetimine karşı isyan başlatan Wagner Grubunun girdiği Rostov ve Voronej’de askeri hareketlilik devam ediyor.

Rostov bölgesi Rostov-na-Donu şehrindeki Rus Güney Askeri Bölge Karargah binasını kuşatan Wagner savaşçıları, sokaklardaki kritik noktalarda nöbet tutuyor.

Bölgeden çekilen bazı görüntülerde, Wagner savaşçılarının şehrin sokaklarında zırhlı araçlarla nöbet tuttuğu, halkın ise rahatça hareket ettiği görülüyor. Görüntülerde vatandaşların savaşçılarla sohbet ettiği ve zırhlı araçların üzerine çıkarak fotoğraf çektirdiği gözleniyor.

Bölgede zaman zaman patlama seslerinin geldiği iddia ediliyor. Sosyal medyada paylaşılan ve Rostov-na-Donu’da çekildiği öne sürülen bazı görüntülerde ise kentte meydana gelen patlama sonrasında insanların sokakta koşuştuğu görülüyor.

Wagner’in girdiği bir diğer bölge Voronej’de ise bir petrol deposunda yangın çıktı. Yangının sebebi hususunda açıklama yapılmazken yangına 100’den fazla ekip ve 30’dan fazla itfaiye aracıyla müdahale edildi.

Sosyal paylaşım sitelerinde, kara yollarında hareket eden askeri araçlara havadan saldırılar yapıldığına ilişkin görüntüler paylaşılıyor. Yine sosyal paylaşım sitelerinde Rus ordusuna ait uçak ve helikopterlerin Wagner üyeleri tarafından düşürüldüğü yönünde görüntüler paylaşılıyor ve iddialar dillendiriliyor.

Ülkenin pek çok bölgesinde güvenlik önlemleri artırılırken başkent Moskova’da ise AA muhabirlerinin izlenimlerine göre durum sakin ve hayat normal akışıyla sürüyor.

Okumaya Devam Et

Dünya

Fahiş hırslar ve kişisel çıkarlar, ülke ve halka yönelik ihanete yol açtı

Yayınlandı

Tarih

Editör

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Karşılaştığımız ihanettir. Fahiş hırslar ve kişisel çıkarlar, ülke ve halka yönelik ihanete yol açtı.” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Wagner’in eylemini “silahlı isyan” olarak nitelendirdi. Putin, “Rusya’yı tekrar bölmeye izin vermeyeceğiz. Halkımızı koruyacağız.” ifadelerini kullandı. Ayrıca Putin, silahlı isyan girişiminde bulunanların kaçınılmaz olarak cezalandırılacağını belirtti.

Putin, Wagner krizini toplumu bölme girişimi ve halkın sırtından vurulması olarak nitelendirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar