Bizi Takip Edin

Güncel

Vakit 85 milyon Türk vatandaşımızın tek yürek olma vaktidir

Yayınlandı

Tarih

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Türkiye’nin krize değil, kucaklaşmaya ihtiyacı vardır. Türk milletinin kutuplaşmayla geçirecek bir saniyesi bile yoktur. Bu nedenle vakit 85 milyon Türk vatandaşımızın tek yürek olma vaktidir.” ifadesini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basmasının, tam bağımsızlık meşalesini tutuşturan ilk kıvılcım, vatanın kurtuluşuyla birlikte Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş istikametine atılan ilk adımı olduğunu belirtti.

Türklüğün makus talihinin 104 yıl önce Samsun kıyılarından Anadolu’ya dalga dalga uzanacak mücadele ruhuyla değiştiğini vurgulayan Bahçeli, Türk milletinin, kutlu varlığına ve tarihi haklarına yüksek bir fedakarlık ahlakıyla sahip çıktığını, bu kapsamda tek yanlı ve aleyhe işleyen müzakere ve mütareke dayatmalarını cesaretle reddettiğini kaydetti.

Bahçeli, Milli Mücadele’nin yalnızca silahla, yalnızca sahnelenen kahramanlıklarla, yalnızca “ölürsem şehit kalırsam gazi” anlayışıyla olmadığını, asırlara sari akılla, usta siyasi manevralarla, emsalsiz stratejik kararlarla, kuşkusuz sabrın ve sebatın imkanlarıyla kazanıldığını vurguladı.

Devlet Bahçeli, Samsun’dan itibaren muazzam bir heyecanla yakılan Milli Mücadele ateşinin her şeyden önce hatırı sayılır bir zamanın mahsulü olan fikri demlenme ve hazırlık sürecinin imrenilecek sonucu olduğunu belirtti.

Tecessüm eden milli mukavemetin Amasya Genelgesi’yle yol haritasının çizildiğini anlatan Bahçeli, Sivas ve Erzurum Kongreleriyle demokratik gücün devşirildiğini, 23 Nisan 1920’de de TBMM’nin açılmasıyla beraber maşeri vicdanda kök salındığını ifade etti.

Bahçeli, 19 Mayıs 1919 tarihi ile gelişen ve genişleyen olaylar zincirini müteakiben, ümitsizliğin seline kapılmış milli ülkülerin dirilmekle kalmayarak, istiklal ve istikbal namusu cansiparane şekilde müdafaa edildiğini, Türk milletinin karanlığın en koyu anında parlak geleceğini hayalden gerçeğe dönüştürdüğünü vurguladı.

“19 Mayıs 1919’un fikir dinamiği Türk milliyetçiliğidir”

Milli Mücadele’nin kaynak ve kuvvetinin, zulme ve zillete duyulan meşru öfkeyle temellendiğini ifade eden Bahçeli, “Müstevliler sayıca, siyaseten ve teknolojik imkanlar bakımından ne kadar avantajlı olsa da milletimiz husumete imanıyla direnmiş, nihayet hakkını çiğnetmemiş, onur ve haysiyetine leke düşürmemiştir. Bu tarihi ve milli hakikatin dayandığı ilkeler 19 Mayıs 1919’un ilham ve itibarıyla tezahür etmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli, mesajında şunları kaydetti:

“En başta Aziz Atatürk olmak üzere Milli Mücadele kahramanları emperyalizmin insafına sığınmayı akıllarından dahi geçirmemişlerdir. Siyasi çıkar uğruna, sırf makam ve mevki tutkusu adına yabancıların denetim ve kontrolüne girmek dün olduğu gibi bugün de zillet olarak anılmıştır. Nihayet Türk milleti hiçbir zaman zillete kapılmamıştır. Milli ve manevi değerlerden nasiplenmemiş çarpık zihniyetlerin, vatan ve beka değerlerini sıkışınca hatırlayanların, üstelik 104 yıl önce karşımıza geçen zalimlerin bugünkü temsilcileriyle yol yürüyenlerin 19 Mayıs’ın mirasından alacakları tek bir hisse olamayacaktır. Doğrudur, bu aziz vatan sokakta bulunmamış ancak sokak mantığına, suçluların keyfine, menfur emellere, terör hedeflerine de asla bırakılmayacaktır. Bunun güvencesi hem Türk milleti hem de geleceğimizin tesellisi ve mükafatı Türk gençliğidir.

Türkiye Cumhuriyeti pazarlıkla, lütufla, ikramla, siparişle kurulmamıştır. Ancak bu şekilde de Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın önüne geçilemeyecek, ket vurulamayacaktır. Olmayan siyasi gücünü varmış gibi gösterip siyaseti at pazarına çevirenler, kamuoyuyla gün aşırı talep listeleri paylaşanlar samimi olmadığı gibi milli ve ahlaki değerlerle ters düşen fırsatçı acizlerdir. 19 Mayıs 1919’un fikir dinamiği Türk milliyetçiliğidir.”

Türk milliyetçiliğinin her türlü tasallut ve tahrikten uzak şekilde istikrara, istiklale ve istikbale bir kez daha kucak açıp yol vereceğini belirten Bahçeli, Türk milliyetçiliğinin temelinin millet ve vatan sevgisi olduğunu aktardı.

“Devlet ve milletiyle hep birlikte ve her şeyden önce Türkiye”

Devlet Bahçeli, “Bu sarsılmaz ve tartışılmaz sevgi üzerinde sinsi sinsi pazarlık yapma telaş ve teşebbüsleri iflah olmaz bir ahlak ve mensubiyet krizi olarak değerlendirilmelidir. Türkiye’nin krize değil, kucaklaşmaya ihtiyacı vardır. Türk milletinin kutuplaşmayla geçirecek bir saniyesi bile yoktur. Bu nedenle vakit 85 milyon Türk vatandaşımızın tek yürek olma vaktidir. Cumhur, herkestir, nitekim herkes eşittir Türkiye’dir.” ifadesini kullandı.

“Devlet ve milletiyle hep birlikte ve her şeyden önce Türkiye” takdir ve tercihinin mutlak surette öne çıkması ve öncelik alması gerektiğini kaydeden Bahçeli, açıklamasında şunları belirtti:

“Gün, 19 Mayıs 1919’un ilkelerinde ‘omuz omuza’ buluşma günüdür. Milli birlik ve kardeşlik inancıyla Cumhuriyetin yeni yüzyılına Türkiye mühür vuracaktır. Mehmetlerimize kurşun sıkanlarla el ele tutuşanlar siyasetin konusu değil, milli güvenlik sorunudur ve bunlar 19 Mayıs’ın muhteşem duruşunu idrakten tamamen yoksunlardır. Ayrıca ve maalesef demokrasiyi ağızlarından düşürmeyenlerin, milletimizin sandıkta tecelli eden iradesine hakaretler yağdırması, özellikle depremzede vatandaşlarımıza küfürler savurması affedilemez bir alçaklıktır. Böylesi bir vandallığı görmezden gelmek imkansızdır.

Milletimizin hür iradesine savaş açanların despot ve tahammülsüz oldukları artık netleşmiştir. Bu anti-demokrat tavrın hesabını soracak da yine milletimizin ta kendisidir. Açıktır ki, Türk gençliği her şeyin farkında ve bilincindedir. Gençlik gözbebeğimiz, gelecek güvenimizdir. Niyazım odur ki, Türk gençliği evvelemirde varoluş haklarına, diri hedeflerine, tertemiz ilkelerine, dünyada adından söz ettiren ülkesine sonuna kadar destek verecektir. Türk ve Türkiye Yüzyılı, Türk gençliğinin iradesiyle tıpkı bir bayrak gibi yükselecektir. Bugünün gençliği geleceğin milli serveti, aynı zamanda milli şerefidir.”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Türk gençliğini tebrik ederek birlikte çok daha güçlü olduklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi; ‘Ey Türk istikbalinin evladı. İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.’ Bu duygu ve düşüncelerle, 19 Mayıs 1919’un 104. yıl dönümünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, kurucu kahramanları, aziz şehitlerimizi şükranla, minnetle ve rahmetle anıyor, aziz hatıraları önünde tazimle eğiliyorum.”

Okumaya Devam Et
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde 2 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi

Yayınlandı

Tarih

Editör

Milli Savunma Bakanlığı, Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde tespit edilen 2 PKK’lı teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Irak’ın kuzeyindeki teröristlere yönelik operasyonlar etkin ve kararlı şekilde devam ediyor.Bu kapsamda Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde tespit edilen 2 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi.

Okumaya Devam Et

Güncel

Naci Görür’den İstanbul’daki 5 ilçe için deprem uyarısı

Yayınlandı

Tarih

Editör

Prof. Dr. Naci Görür, “Büyükçekmece, Küçükçekmece, Esenyurt, Tarihi Yarımada Fatih ve Zeytinburnu’nda zemin, göreceli olarak iyi durumda değil” dedi.stanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen “6306 Sayılı Yasa Kapsamında İlan Edilen Alan ve Yapılara Yönelik Veri Toplama, Etki Analizi, Değerlendirme Çalışmasına” ait veriler açıklandı.

Buna göre, olası bir depremde İstanbul’da hasar görmesi beklenen tahmini bina sayısı 207 bin olarak belirtildi. Verilere göre, binaların yüzde 30’u 1980 öncesi, yüzde 40’ı 1980-2000 arası, yüzde 30’u 2000 sonrası inşa edildi. Hasar görmesi beklenen her 3 binadan biri ise 2000 sonrası yapıldı. Hasar görmesi beklenen 207 bin binanın yüzde 95’ini oluşturan 196 bin 227 bina ise Avrupa yakasında tespit edildi. İBB’nin, İTÜ ile yaptığı çalışmada, riskli binaların en yoğun olduğu 3 ilçe ise Esenyurt, Büyükçekmece ve Küçükçekmece olarak açıklandı.

Bilim Akademisi Üyesi Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, verileri değerlendirdi.  

Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul’da 1 milyon 50 bin binanın yüzde 10’unun çok ağır hasar alacağını belirterek, “Benim o çalışmanın ayrıntılarından bir haberim yok. Muhtemelen de doğrudur.. Yalnız, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı araştırmalara istinaden tüm İstanbul’da, Anadolu ve Avrupa yakasında depremde çok ağır hasar alacağı düşünülen bina sayısının 90 binin üzerinde olduğunu zaten biliyoruz. Bütün İstanbul’da da, 1 milyon 150 bine yakın binanın varlığını biliyoruz. Demektir ki, bu aşağı yukarı işte yüzde 10’u, çok ağır hasar alacak. Diğer hasarları saymıyorum yani çok ağır yıkılmayla doğrudan doğruya göçükle burun buruna kalacak bina sayısını 90 bin diye düşünüyorum. Tabii ki hafif hasar, orta hasar alacak bina sayısı da daha da fazla olacaktır” dedi. 

‘DEPREM DİRENÇLİ HALE GETİRMEK İÇİN GEREKLİ ÇALIŞMALAR BAŞLATILMALI’

“Bu doğru bir teşhistir. Avrupa Yakası zemin itibariyle, jeolojik formasyonlar itibariyle deprem kaynağı ile olan ilişkisine göre Asya yakasından daha fazla zarar göreceği de bir gerçekti” diyen Görür, şöyle devam etti:

“Bu da bize gösteriyor ki İstanbul’u bir an önce deprem dirençli hale getirmek için çalışmaların başlanması, yürütülmesi gerekir. İBB’nin bu çalışmasına katılıyorum. İstanbul’da deprem gözetildiği zaman en fazla dikkat edilecek, özen gösterilecek ilçeler arasında Büyükçekmece, Küçükçekmece, Esenyurt ve bu tarihi yarımada Fatih o yöreler Zeytinburnu var. Şimdi burada tabii önemli olan buraların deprem dirençli hale getirmek için gerekli çalışmaların ve hemhal bir an önce başlatılması gerekir.

Neden bu bölgeler daha fazla hasar alır? Çünkü bu bölgede demin dediğim gibi zemin, çok göreceli olarak iyi durumda değil. Keza bu bölgede zeminden dolayı diyelim kayma, göçme, sıvılaşma depremin büyük etkisini arttırma olayları yaygın olabilir. Bu bölgelerde, onun için böyle zeminlerde depremin bir anlamda zararını arttıran birimlerin olduğu yerde tabii ki depremin şiddeti de fazlalaşıyor. Depremin şiddeti fazla olunca yıkım fazlalaşıyor.”

‘ESENYURT BELEDİYESİ’NE TAVSİYEDE BULUNDUM’

Esenyurt Belediyesi ile çalışmalara başladıklarını ifade eden Prof. Dr. Naci Görür, “Esenyurt dediniz, mesela Esenyurt Belediyesi Başkanı, Esenyurt’un depreme hazırlama noktasında yani bizden yardım almayı istiyor. Ben de yani elimden geldiğince bütün belediyelere, ilçe belediyelerine olduğu gibi bu belediyeye de bildiğim kadarıyla depreme nasıl hazırlanacağı konusunda tavsiyelerde bulundum. Toplantılar da hatta zaman zaman yapıyorum. İşte, bugünkü toplantı da yine bu düşünce içerisinde oldu. Ciddi çalışmaların yapılıp insanlarımızın depremden zarar görmemesi için uygulamalara geçilmesi, araziye inilmesi, çalışmaların yapılması gerekli” dedi.

‘550’NİN ÜZERİNDE AKTİF DEPREM VAR’

Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye genelinde bulunan aktif faylarla ilgili uyarıda bulunarak şöyle devam etti:

“Türkiye çok büyük oranda canlı yani aktif depremlerle kesilmiş durumda. Yani bizim ülkemiz, aşağı yukarı 550’nin üzerinde aktif deprem var.  Türkiye’nin her yerinde depremler, aktif depremler mevcut. Kimi bölgelerde bu depremler daha yoğun deprem üretme kapasitesi daha fazla. Daha büyük depremler üretebiliyor. Kimi yerlerde deprem üreten fayların boyutu, sayısı daha az, yoğunluğu daha az olabiliyor.

Sözgelimi, Orta Anadolu’da çok fazla depremle karşı karşıya kalmayabiliyorsunuz. Ama Doğu Anadolu’da, depremi çok fazla hissedebiliyorsunuz. Güneydoğu’da hissedebiliyorsunuz Ege Bölgesi’nde daha fazla deprem aktivitesinin fazla olduğunu görüyorsunuz. Ama Kuzey Karadeniz Bölgesi’nde depremler daha az. Bu aktif fayların dağılımına bağlı.  Şimdi bir yerde aktif fay varsa muhakkak orada depremler olacaktır. Depremlere karşı hazır olmak için o fayların olduğu yöreleri, kentleri, o fayların özelliklerini göz önüne alarak Deprem dirençli hale getirecek çalışmaları yapmak lazım.”

Okumaya Devam Et

Dünya

Fahiş hırslar ve kişisel çıkarlar, ülke ve halka yönelik ihanete yol açtı

Yayınlandı

Tarih

Editör

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Karşılaştığımız ihanettir. Fahiş hırslar ve kişisel çıkarlar, ülke ve halka yönelik ihanete yol açtı.” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Wagner’in eylemini “silahlı isyan” olarak nitelendirdi. Putin, “Rusya’yı tekrar bölmeye izin vermeyeceğiz. Halkımızı koruyacağız.” ifadelerini kullandı. Ayrıca Putin, silahlı isyan girişiminde bulunanların kaçınılmaz olarak cezalandırılacağını belirtti.

Putin, Wagner krizini toplumu bölme girişimi ve halkın sırtından vurulması olarak nitelendirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar