Bizi Takip Edin

teknoloji

Yapay zekayla süper bakteriye karşı yeni antibiyotik geliştirdi

Yayınlandı

Tarih

ABD’li araştırmacılar, “acinetobacter baumannii” ismiyle bilinen süper bakterinin tedavisinde etkili şekilde kullanılacak antibiyotiğin keşfinde yapay zekadan yararlandı.


The Guardian’ın haberine göre, McMaster Üniversitesi ve Massachusetts Institute of Technology (MIT) bünyesindeki bilim insanları, yaptıkları açıklamada, ölümcül süper bakteriyle mücadele edebilecek antibiyotik (abaucin) geliştirildiğini duyurdu.

Araştırmacılar, ilacın geliştirilmesinde binlerce antibakteriyel molekülün yapısını taramaya yarayan yapay zekadan faydalanıldığını kaydetti.

Bilim insanları, yeni modeli kullanarak moleküllere dair yaptıkları inceleme sonucu daha önce hiç karşılaşmadıkları 6 bin 680 bileşeni analiz ettiklerini bildirdi.

Analizler sonrası bu bileşenlerden 240’ını detaylıca inceleyen bilim insanları, 8 yeni potansiyel antibiyotik ile “abaucin”i oluşturan yeni bir antibakteriyel molekülü tespit ettiklerini duyurdu.

Bu yeni molekülü süper bakteri enjekte edilmiş farelerin üzerinde deneyen araştırmacılar, enfeksiyonu baskıladığını keşfetti.

Araştırmacı Gary Liu, kimyasalların bakterilerin üzerindeki etkisini ele alan halihazırdaki verileri yapay zekanın yardımıyla geliştirerek moleküllerin antibakteriyel yapıda olup olmadığını anlamaya yarayan yeni bir model ortaya çıkardıklarını açıkladı.

Liu, yeni yapay zeka modeliyle ilaçların keşfinin daha etkili şekilde yürütülebileceğini ifade etti.

McMaster Üniversitesi’nde Biyokimya ve Biyotıp Bilimleri Bölümünde öğretim üyesi Jonathan Stokes da söz konusu modelin, antibiyotik keşiflerinde yapay zeka kullanımının önemini kanıtladığını kaydetti.

Yapay zeka yardımıyla kimyasal alandaki yeni buluşların ve antibakteriyel molekül keşiflerinin hızlanacağını anlatan Strokes, yapay zekanın bakterilerin direnç kazanma ve evrim geçirme özelliğine karşı kullanılacak antibiyotiklerin bulunmasında önemli rol oynayacağını vurguladı.​​​​​​​

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yaptığı açıklamada, “acinetobacter baumannii”nin antibiyotiğe dirençli doğasından dolayı insan sağlığına büyük tehdit oluşturduğunu bildirmişti.

Açıklamada, bakterinin yeni tedavilere ivedilikle direnç geliştirme özelliğine sahip olduğu ve bu özelliğini genler yoluyla diğer bakterilere aktarıp onları da ilaçlara karşı dirençli hale getirdiği belirtilmişti.

Uzun süre hayatta kalan süper bakteriler, kanda enfeksiyona ve idrar yolu enfeksiyonlarına sebep oldukları için hastaneler, bakımevleri ve havalandırma aygıtları gibi tıbbi ekipmanları kullanan hastalar için tehdit oluşturuyordu.

Çalışmanın ayrıntıları, “Nature Chemical Biology” dergisinde yayımlandı.

Okumaya Devam Et
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

teknoloji

TSK’nın savaş uçaklarına mühimmat “Seyit Onbaşı” ile yükleniyor

Yayınlandı

Tarih

Editör

MSB Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğüne bağlı Kayseri’deki 2. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğünde yerli ve milli imkanlarla üretilen “Seyit Onbaşı” bomba yükleme aracı, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) envanterindeki savaş uçaklarının bomba yükünü taşıyor.

Birinci Dünya Savaşı sırasında Çanakkale cephesinde isabet alan tabyasındaki topun mermi kaldıran vincinin parçalanması sonucu 276 kilogramlık top mermisini tek başına kaldırıp namluya süren ve İngiltere’ye ait Ocean zırhlısının batmasını sağlayan Seyit Ali Çabuk’a ithafen “Seyit Onbaşı” adı verilen aracın üretimine 2017’de başlandı.

Proje kapsamında yerli ve milli imkanlarla üretilen araç, TSK bünyesindeki savaş uçaklarına özellikle terörle mücadelede kullanılan yaklaşık 1500 kilogram ağırlığındaki mühimmatın yüklemesini yapıyor.

Yapımına 6 yıl önce başlanan ve sayısı 58’e ulaşan araçtan 12 adet daha üretilmesi hedefleniyor.

2. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü yetkilisi, Seyit Onbaşı bomba yükleme aracının yerli ve milli imkanlara üretildiğini söyledi.

Belirlenen hedefler doğrultusunda bu aracı ürettiklerini vurgulayan yetkili, şunları kaydetti:

“Seyit Onbaşı bomba yükleme aracını üretirken amacımız yurt dışına bağımlılığı azaltmak, milli ve yerli imkanlarla bir araç geliştirmekti. Hedefimiz doğrultusunda bu aracı ürettik. Şu ana kadar da hedefimize ulaştığımızı değerlendirmekteyim. Seyit Onbaşı bomba yükleme aracı, TSK bünyesinde imal edilen ilk yerli ve milli bomba yükleme aracıdır.”

Yetkili, Seyit Onbaşı aracının, Hava Kuvvetleri Komutanlığının hareket ihtiyaçları doğrultusunda ilgili birliklere tahsis edildiğini aktardı.

Araçlara önemli özellikler yüklediklerini anlatan yetkili, şöyle konuştu:

“Seyit Onbaşı bomba yükleme aracında özellikle uzaktan kumandalı bir sistem geliştirdik. Aracımızın yükleme kapasitesi 3 bin poundtur. Aynı zamanda Milli Muharip Uçak’ta da kullanılmasını hedefliyoruz. Bu zamana kadar üretilen 58 araç, Hava Kuvvetleri Komutanlığının tahsisleri doğrultusunda jet maarif uçaklarında kullanılmaktadır. Yaklaşık 1500 kilogram yük taşıyabiliyor ve bu da bizim için yeterli. İstediğimiz oranda yük kaldırma kapasitesini de artırabiliriz.”Yetkili, Seyit Onbaşı bomba yükleme aracını elektrikli sisteme dönüştürmek için de çalışma başlattıklarını sözlerine ekledi.

Okumaya Devam Et

teknoloji

 “SÜPER ŞİMŞEK” kanatlanmaya hazır

Yayınlandı

Tarih

Editör

Türkiye’nin hava savunma sistemlerinin geliştirilmesi ve ilgili personelin eğitimlerinde kullanılması amacıyla geliştirilen yüksek hızlı hedef uçak SÜPER ŞİMŞEK, ilk uçuşu için gün sayıyor.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), SÜPER ŞİMŞEK’i Paris Airshow’da insansız hava aracı AKSUNGUR’un kanat altında ve bağımsız şekilde sergileyerek vitrine çıkardı.

TUSAŞ Taktik İHA Ürün Başmühendisi Özgür Sayın, ŞİMŞEK ve SÜPER ŞİMŞEK projelerinin yöneticiliğini yürüttüğünü söyledi.

Şirketin 1 Mayıs’ta gerçekleştirilen “İstikbalin Yüzyılı Programı”nda SÜPER ŞİMŞEK’in de tanıtımını yaptığını anımsatan Sayın, platformun oldukça ilgi çektiğini ifade etti.

Tanıtımın ardından yer ve uçuş testlerine hazırlık çalışmalarını tamamladıkları bilgisini veren Sayın, bütün testlerin başarıyla sonuçlandığını ve uçuş için gün saydıklarını bildirdi. Sayın, “Plan ve program dahilinde bayram sonrası ilk uygun anda uçuşunu gerçekleştirmek üzere çalışmalarımızı bitirdik.” dedi.

SÜPER ŞİMŞEK projesinin yüksek hızlı ve yüksek irtifaya çıkabilen bir hedef uçak olarak başladığını aktaran Sayın, şunları kaydetti:

“Burada ilk talep hava savunma sistemlerimizin doğrulama testlerinde kullanılması amacıyla yüksek hızlara çıkan bir platform olarak geldi. Bu ihtiyacı karşılamak için çalışmalarımız başladı. Bu kapsamda o görevi yapabilecek platformu çıkarmış durumdayız. Devamında da SÜPER ŞİMŞEK’in farklı faydalı yük konfigürasyonları olacak. Bunların içinde elektronik harp, sinyal karıştırma, mühimmat konfigürasyonları gibi farklı alternatifleri uçağa entegre ederek kullanıcılarımızla buluşturmayı hedefleyeceğiz.”

ŞİMŞEK’in “abisi”

Bu yılın eylül ayı itibarıyla SÜPER ŞİMŞEK’in göreve hazır olmasını beklediklerini vurgulayan Sayın, “Bu yaz bizim için biraz yoğun geçecek. Uçuş testlerimizi ve otopilot yazılımımızı doğrulayacağımız testleri yaz boyunca icra edeceğiz. Eylül gibi platformun hazır olması çok olası gözüküyor.” diye konuştu.

TUSAŞ tarafından daha önce geliştirilen hedef uçak ŞİMŞEK’in “abisi” olarak da nitelendirilen SÜPER ŞİMŞEK, ilk olarak hedef uçak olacak. Bunu sahte hedef ve taarruz amaçlı mühimmatlı versiyonları izleyecek.Hava ve atış sahasının uygunluğuna bağlı olarak ilk atışı gerçekleştirilecek SÜPER ŞİMŞEK, 0,8-0,9 mach hızlara çıkacak. Araç, 700 kilometrenin üzerinde menzile ulaşacak.

Okumaya Devam Et

teknoloji

Deniz ve Kara Kuvvetlerinin bir silahı daha yerlileşiyor

Yayınlandı

Tarih

Editör

Türk Silahlı Kuvvetlerinin deniz ve kara platformlarında kullanılan 25 milimetre silah sisteminin yerlileştirilmesinde önemli bir adım atıldı.

Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ (MKE AŞ), güvenlik güçleri tarafından kullanılan, yurt dışı bağımlılığı bulunan sistem ve alt sistemlerin yerlileştirilmesine yönelik çalışmalar yürütüyor.

Şirket, bu kapsamda Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 25 milimetre KBA silahı yedek namlu tedarikinde yurt dışı bağımlılığını ortadan kaldırmak amacıyla söz konusu namluyu yerlileştirmeyi gündemine aldı. İhtiyacın çok uzun sürede, yüksek maliyetle karşılanabilmesi ve ülke tahdidi bulunması durumunda ürünün temin edilememesi gibi durumlar bu kararda etkili oldu.

Bu kapsamda MKE üretimi namlu çeliği kullanılıp, talaşlı imalat ve ısıl-yüzey işlem yapılarak, yüzde 100 yerlilikle namlu üretimi gerçekleştirildi. Yerlileştirilen namlu, 25 milimetre KBA silahı gövdesine entegre edildi. Deniz Kuvvetlerinin belirlediği platformda yapılan test atışları da başarıyla tamamlandı.

Türk Silahlı Kuvvetlerinden gelecek siparişler doğrultusunda namluların seri üretim ve teslimatlarına başlanacak.

MKE, namlunun yanında 25 milimetre silahın tamamının yerli ve milli imkanlarla üretilmesi için de çalışmalar yürütüyor. Şirketin teknik ekiplerinin yürüttüğü tasarım çalışmaları belli bir aşamaya geldi.

Silahın da yerlileştirilmesiyle elektrik tahrikli 25 milimetre otomatik topa ilave olarak gaz geri tepmeli 25 milimetre otomatik top da MKE’nin ürün yelpazesine eklenmiş olacak.

Böylece Deniz ve Kara Kuvvetlerinin deniz platformlarında ve zırhlı muharebe araçlarında kullanılmak üzere ihtiyaç duyacağı 25 milimetre silah sistemleri tümüyle yerli ve milli imkanlarla karşılanabilecek.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar