Bizi Takip Edin

Güncel

Yerli Mikro Uydu Fırlatma Sistemi MUFS

Yayınlandı

Tarih

ROKETSAN, Mikro Uydu Fırlatma Sistemi (MUFS) Geliştirme Projesi’nin hayata geçirilmesi için Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından 2018 yılında görevlendirildi

2012 yılında ülkemizin uzaya bağımsız olarak erişmesi konusunda düğmeye basıldı. 2015 yılında ROKETSAN’da Uzay Sistemleri ve İleri Teknolojiler Araştırma Merkezinin teşkilat yapısı kurularak, 2 yıl gibi kısa bir sürede uzay teknolojilerinin denenmesi ve sistemlere uzay tarihçesi kazandırılması amacıyla bilimsel bir sonda roketi geliştirildi ve 2017 yılında uzaya ilk kez bağımsız erişim sağlandı.2018 yılındaki sonda roketi uçuş testlerinin de %100 başarılı olarak gerçekleştirilmesi ile kademe ayırma ve atmosfer dışında kontrollü uçuş gibi pek çok teknoloji kazanılmış oldu.

Cumhuriyetimizin 95. yılını kutladığımız 29 Ekim 2018 tarihinde ROKETSAN, Türkiye’nin uzaya bağımsız erişim yeteneğinin bir adım öteye taşınmasını hedefleyen Mikro Uydu Fırlatma Sistemi (MUFS) Geliştirme Projesinin hayata geçirilmesi için Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından görevlendirildi.

Proje kapsamında, uzay teknolojilerinin denenmesi için geliştirilen dört adet sonda roketinin denemeleri 29 Ekim 2020’de başarıyla tamamlandı. Uzay Fırlatma Sistemleri ve Uzay Araçları için gerekli kritik teknolojiler, ROKETSAN mühendisleri tarafından tasarlanarak tamamen yerli imkanlarla üretildi ve bu denemeler sırasında başarıyla uzay tarihçesi kazandırıldı.

Uzay Fırlatma Sistemlerinin en önemli bileşenlerini oluşturan teknolojiler kullanılarak:

  • İtki Vektör Kontrol özelliğine sahip Katı Yakıtlı Roket Motoru,
  • İtki Vektör Kontrol ile birlikte elektromekanik kontrol tahrik sistemiyle sürülen aerodinamik hibrit kontrol,
  • İtki Vektör Kontrol özelliğine sahip Sıvı Yakıtlı Roket Motoru ile uzayda çoklu ateşleme,
  • Uzay ortamında hassas yönelim kontrolü,
  • Milli sensörler ve milli Küresel Konumlama Sistemi Alıcısı ile Ataletsel Hassas Navigasyon,
  • Uzayda kapsül ayırma,
  • Çeşitli yapısal ve kimyasal malzemeler ve ileri proses teknikleri doğrulanmıştır.

Ayrıca, söz konusu denemeler sırasında, Yıldız İzler ve Radyasyon Ölçer gibi bilimsel yükler, sonda roketlerinin faydalı yükü olarak uzay ortamına taşınmış, uzay tarihçesi kazandırılmış ve bilimsel veriler toplanmıştır.

Yerli Uydu Fırlatma Sistemi MUFS

Proje kapsamında yurtiçinde kurulacak Mikro Uydu Fırlatma Merkezinden 2026 yılında 400 kilometrelik dairesel yörüngeye en az 100 kilogram faydalı yükü yerleştirme yeteneğine sahip olacak olan Mikro Uydu Fırlatma Aracı (MUFA), Fırlatma Merkezi ve Ölçüm Takip Sistemlerinden oluşan MUFS’un gereksinim analizi tamamlanmış ve MUFS kavramsal tasarım faaliyetleri son aşamaya getirilmiştir.29 Ekim 2020’de gerçekleştirilen SR 0.1 uçuş testi ve MUFS çalışmalarına ek olarak, proje kapsamında geliştirilen büyük ölçekli ve yüksek performanslı Sonda Roketi sistemi için de ön tasarım faaliyetleri başarı ile tamamlanmıştır.

2023 yılında fırlatılması hedeflenen Sonda Roketi, 300 kilometre irtifa üzerine en az 100 kilogramlık faydalı yükü çıkartma yeteneğine sahip, MUFA teknolojilerinin deneneceği bir teknoloji platformu olacaktır. Diğer taraftan, MUFA’nın birinci kademesinin yan motorlar ile desteklendiği ve daha yüksek kapasiteye (faydalı yük ve/veya yörünge irtifası) sahip bir MUFA konfigürasyonu için de çalışmalar hızlandırılmıştır.

Roketsan tarafından kurulacak Uydu Fırlatma Sisteminde;

  • Fırlatma Rampası
  • Yakıt Dolum Tesisi
  • Göbekbağı Kulesi
  • Hareketli Entegrasyon Kulesi
  • Fırlatma Kontrol Merkezi
  • Görev Kontrol Merkezi
  • Uçuş Sonlandırma Yer İstasyonu
  • Veri Toplama, Değerlendirme ve Analiz Merkezi
  • Takip Radarı
  • Sabir Telemetre Anteni
  • Katı Yakıt Kademe, Montaj, Entegrasyon ve Test Tesisi
  • Buruk Kısmı Montaj, Entegrasyon ve Test Tesisi
  • Yakıt Depolama Alanı

Mikro Uydu Fırlatma Aracı Özellikleri:
Boy: 19 m
Çapı: 1,35 m
Azami Hız: 7.7 km/saniye
Kalkış ağırlığı: 32 ton
Fırlatma Kabiliyeti: 100kg Mikro Uyduyu 400km Yörüngeye Yerleştirme
Kademe Motoru: Katı Yakıtlı Roket Motoru

-Kademe Motoru: Katı Yakıtlı Roket Motoru

-Kademe Motoru: Katı Yakıtlı Roket Motoru

-Kademe Motoru: Sıvı Yakıtlı Roket Motoru

Okumaya Devam Et
Yorum Yapın

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde 2 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi

Yayınlandı

Tarih

Editör

Milli Savunma Bakanlığı, Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde tespit edilen 2 PKK’lı teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Irak’ın kuzeyindeki teröristlere yönelik operasyonlar etkin ve kararlı şekilde devam ediyor.Bu kapsamda Pençe-Kilit operasyonu bölgesinde tespit edilen 2 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi.

Okumaya Devam Et

Güncel

Naci Görür’den İstanbul’daki 5 ilçe için deprem uyarısı

Yayınlandı

Tarih

Editör

Prof. Dr. Naci Görür, “Büyükçekmece, Küçükçekmece, Esenyurt, Tarihi Yarımada Fatih ve Zeytinburnu’nda zemin, göreceli olarak iyi durumda değil” dedi.stanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen “6306 Sayılı Yasa Kapsamında İlan Edilen Alan ve Yapılara Yönelik Veri Toplama, Etki Analizi, Değerlendirme Çalışmasına” ait veriler açıklandı.

Buna göre, olası bir depremde İstanbul’da hasar görmesi beklenen tahmini bina sayısı 207 bin olarak belirtildi. Verilere göre, binaların yüzde 30’u 1980 öncesi, yüzde 40’ı 1980-2000 arası, yüzde 30’u 2000 sonrası inşa edildi. Hasar görmesi beklenen her 3 binadan biri ise 2000 sonrası yapıldı. Hasar görmesi beklenen 207 bin binanın yüzde 95’ini oluşturan 196 bin 227 bina ise Avrupa yakasında tespit edildi. İBB’nin, İTÜ ile yaptığı çalışmada, riskli binaların en yoğun olduğu 3 ilçe ise Esenyurt, Büyükçekmece ve Küçükçekmece olarak açıklandı.

Bilim Akademisi Üyesi Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, verileri değerlendirdi.  

Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul’da 1 milyon 50 bin binanın yüzde 10’unun çok ağır hasar alacağını belirterek, “Benim o çalışmanın ayrıntılarından bir haberim yok. Muhtemelen de doğrudur.. Yalnız, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı araştırmalara istinaden tüm İstanbul’da, Anadolu ve Avrupa yakasında depremde çok ağır hasar alacağı düşünülen bina sayısının 90 binin üzerinde olduğunu zaten biliyoruz. Bütün İstanbul’da da, 1 milyon 150 bine yakın binanın varlığını biliyoruz. Demektir ki, bu aşağı yukarı işte yüzde 10’u, çok ağır hasar alacak. Diğer hasarları saymıyorum yani çok ağır yıkılmayla doğrudan doğruya göçükle burun buruna kalacak bina sayısını 90 bin diye düşünüyorum. Tabii ki hafif hasar, orta hasar alacak bina sayısı da daha da fazla olacaktır” dedi. 

‘DEPREM DİRENÇLİ HALE GETİRMEK İÇİN GEREKLİ ÇALIŞMALAR BAŞLATILMALI’

“Bu doğru bir teşhistir. Avrupa Yakası zemin itibariyle, jeolojik formasyonlar itibariyle deprem kaynağı ile olan ilişkisine göre Asya yakasından daha fazla zarar göreceği de bir gerçekti” diyen Görür, şöyle devam etti:

“Bu da bize gösteriyor ki İstanbul’u bir an önce deprem dirençli hale getirmek için çalışmaların başlanması, yürütülmesi gerekir. İBB’nin bu çalışmasına katılıyorum. İstanbul’da deprem gözetildiği zaman en fazla dikkat edilecek, özen gösterilecek ilçeler arasında Büyükçekmece, Küçükçekmece, Esenyurt ve bu tarihi yarımada Fatih o yöreler Zeytinburnu var. Şimdi burada tabii önemli olan buraların deprem dirençli hale getirmek için gerekli çalışmaların ve hemhal bir an önce başlatılması gerekir.

Neden bu bölgeler daha fazla hasar alır? Çünkü bu bölgede demin dediğim gibi zemin, çok göreceli olarak iyi durumda değil. Keza bu bölgede zeminden dolayı diyelim kayma, göçme, sıvılaşma depremin büyük etkisini arttırma olayları yaygın olabilir. Bu bölgelerde, onun için böyle zeminlerde depremin bir anlamda zararını arttıran birimlerin olduğu yerde tabii ki depremin şiddeti de fazlalaşıyor. Depremin şiddeti fazla olunca yıkım fazlalaşıyor.”

‘ESENYURT BELEDİYESİ’NE TAVSİYEDE BULUNDUM’

Esenyurt Belediyesi ile çalışmalara başladıklarını ifade eden Prof. Dr. Naci Görür, “Esenyurt dediniz, mesela Esenyurt Belediyesi Başkanı, Esenyurt’un depreme hazırlama noktasında yani bizden yardım almayı istiyor. Ben de yani elimden geldiğince bütün belediyelere, ilçe belediyelerine olduğu gibi bu belediyeye de bildiğim kadarıyla depreme nasıl hazırlanacağı konusunda tavsiyelerde bulundum. Toplantılar da hatta zaman zaman yapıyorum. İşte, bugünkü toplantı da yine bu düşünce içerisinde oldu. Ciddi çalışmaların yapılıp insanlarımızın depremden zarar görmemesi için uygulamalara geçilmesi, araziye inilmesi, çalışmaların yapılması gerekli” dedi.

‘550’NİN ÜZERİNDE AKTİF DEPREM VAR’

Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye genelinde bulunan aktif faylarla ilgili uyarıda bulunarak şöyle devam etti:

“Türkiye çok büyük oranda canlı yani aktif depremlerle kesilmiş durumda. Yani bizim ülkemiz, aşağı yukarı 550’nin üzerinde aktif deprem var.  Türkiye’nin her yerinde depremler, aktif depremler mevcut. Kimi bölgelerde bu depremler daha yoğun deprem üretme kapasitesi daha fazla. Daha büyük depremler üretebiliyor. Kimi yerlerde deprem üreten fayların boyutu, sayısı daha az, yoğunluğu daha az olabiliyor.

Sözgelimi, Orta Anadolu’da çok fazla depremle karşı karşıya kalmayabiliyorsunuz. Ama Doğu Anadolu’da, depremi çok fazla hissedebiliyorsunuz. Güneydoğu’da hissedebiliyorsunuz Ege Bölgesi’nde daha fazla deprem aktivitesinin fazla olduğunu görüyorsunuz. Ama Kuzey Karadeniz Bölgesi’nde depremler daha az. Bu aktif fayların dağılımına bağlı.  Şimdi bir yerde aktif fay varsa muhakkak orada depremler olacaktır. Depremlere karşı hazır olmak için o fayların olduğu yöreleri, kentleri, o fayların özelliklerini göz önüne alarak Deprem dirençli hale getirecek çalışmaları yapmak lazım.”

Okumaya Devam Et

Dünya

Fahiş hırslar ve kişisel çıkarlar, ülke ve halka yönelik ihanete yol açtı

Yayınlandı

Tarih

Editör

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Karşılaştığımız ihanettir. Fahiş hırslar ve kişisel çıkarlar, ülke ve halka yönelik ihanete yol açtı.” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Wagner’in eylemini “silahlı isyan” olarak nitelendirdi. Putin, “Rusya’yı tekrar bölmeye izin vermeyeceğiz. Halkımızı koruyacağız.” ifadelerini kullandı. Ayrıca Putin, silahlı isyan girişiminde bulunanların kaçınılmaz olarak cezalandırılacağını belirtti.

Putin, Wagner krizini toplumu bölme girişimi ve halkın sırtından vurulması olarak nitelendirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar